İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/9971 K.2015/10902

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 06/05/2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20/10/2015 günü için yapılan…

Esas2015/9971Karar2015/10902Tarih10 Kasım 2015Okuma5 dk · 968 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/9971 E., 2015/10902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Kasım 2015
Mahkemesi
...Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 06/05/2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20/10/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı ... ve vekili Av. ... ile Hazine vekili Av. ... Türkucu geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, ... köyü 3539 parsel sayılı 460 m² yüzölçümündeki taşınmaz, müvekkili adına ...da kayıtlı iken sahte kimlik belgesi ile Türkiye’de olmadığı bir tarihte ... 2. Noterliğinin 22468 yevmiye nolu 31/10/1996 tarihli ... Uçar adına düzenlenen vekâletname ile taşınmazının üçüncü kişiye satıldığı, en son üzerinde inşat yapılarak kat irtifakı tesis edilen taşınmazın ... kaydının iptali için açtıkları davanın ise ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/261 E. - 2011/260 K. sayılı ilâmıyla davalıların taşınmazı iyi niyetle iktisap ettikleri gerekçesiyle reddedildiği, sahte vekâletnameyi düzenleyen noter ile devir işlemi yapan ... Müdürlüğünün sorumlu olduğu iddiasıyla 10.000.-TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi talebiyle dava açmıştır.

Davacı vekili, 08/11/2013 tarihinde harcını yatırmak suretiyle tazminat miktarını 322.000.-TL’ye yükseltmiştir.

Davalı ..., zamanaşımı süresinin geçtiği, işlemin sahte nüfus cüzdanı ile düzenlenen vekâletname ile yapıldığından illiyet bağının kesildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., zamanaşımı süresinin geçtiği, vekâletname düzenlenmesi esnasında kullanılan sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti bulunması nedeniyle illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın kabulüne, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 322.000.-TL’nin 10.000.-TL’sinin 07/09/2012 dava, 312.000.-TL’sinin 12/11/2013 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ...da sahte vekâletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

1- Davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazları yönünden;

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi gereğince ... sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi, ... sicilinin aleniliği ve ... siciline güven ilkelerinin yansımasının sonucu olarak, mülkiyet hakkı ya da başkaca bir aynî hak edinen kişinin, bu sicilin tutulması nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkin olup, buna göre "... sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur”. Burada Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Bu işlemler nedeniyle zarar görenler, diğer zarar sorumluları yanında Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince, zararlarının tazmini için Hazine aleyhine de adlî yargıda dava açabilirler.

Diğer taraftan. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK’nın 179/1. (6100 sayılı HMK’nın 119/1.) maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir.

Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, ... Kadastro Müdürlüğünün davalı gösterilmesi ve ... Kadastro Müdürlüğünün de Hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.

Davanın niteliğine göre, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan ... Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin ... Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece ... Kadastro Müdürlüğüne yöneltildiğinden sözedilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali re'sen gözetilerek, davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, Hazinenin delilleri toplanmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

2- Davalı ...’ın temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında:

“Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.

Şu kadar ki, zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur,” hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, 818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddenin ikinci fıkrası gereğince, eylemin aynı zamanda Ceza Kanununda suç sayılması halinde, daha uzun ise olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı, dolayısı ile bu durumda Borçlar Kanunundaki daha kısa zamanaşımı sürelerinin uygulanamayacağı hususu açıkça anlaşılmaktadır.

Söz konusu hüküm, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.

Sonuçta; haksız eylemin suç oluşturması durumunda o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresi hukuk yargılamasında da uygulanacaktır.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.04.2013 gün 2012/4-1161 E. - 2013/498 K. ve 28/01/2015 gün ve 2013/4-1468 E. - 2015/785 K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

Somut olayda, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen işlem; davalı noter tarafından gerçekleştirilmiştir. Noterin eylemi işlem tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 230. maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçu kabul edildiğinde zamanaşımı süresi aynı Kanunun 102/4. maddesi uyarınca beş yıl. 339. maddesinde düzenlenen evrakta sahtecilik sucu kabul edildiğinde ise zamanaşımı süresi aynı Kanunun 102/3. maddesi uyarınca 10 yıldır.

Aynı Kanunun 104/3. maddesi uyarınca uzatılmış zaman aşımı süresi ise ilk suç için yedi yıl altı ay, ikinci suç için onbeş yıl olacaktır. Vekâletnamenin düzenlenme tarihi 31/10/1996 ile dava tarihi 07/09/2012 arasında 818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen zamanaşımı süresi geçmiş olup davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100,00’er TL vekâlet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalı ... ve ...’a verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK'nın 297/1-ç ve aynı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, temyiz harcının istek halinde iadesine 10/11/2015 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/9971, K. 2015/10902, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/9971
Karar No
2015/10902
Tarih
10 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/9971 K.2015/20727
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/9972 K.2015/16111
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/9972 K.2015/31396
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/9972 K.2015/20910
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/9972 K.2015/7748
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/9973 K.2015/20884

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.