İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/10812 K.2018/7198

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... vekili ve davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2016/10812Karar2018/7198Tarih8 Kasım 2018Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/10812 E., 2018/7198 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalılar
... - ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... vekili ve davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

... Biga ilçesi, Bekirli köyünde bulunan 1380 parsel sayılı 317,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğinde ... adına tapuda kayıtlıdır.

Davacı ...

Yönetimi vekili, söz konusu taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisinde yer alması nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini, taşınmaz üzerine müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiş, yargılama devam ederken verdiği dahili dava dilekçesi ile el atmanın önlenmesi taleplerinin taşınmaz üzerindeki irtifak hakkını da kapsadığını beyanla taşınmaz üzerinde lehine irtifak hakkı bulunan ...’ın davaya dahil edilmesini talep etmiş, yargılama sonunda mahkemece;

dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığı hava fotoğrafında ve memleket haritalarında ormanlık alanlar içinde kaldığı, eylemli durumunun bitişik orman alanlarının devamı olduğu, orman sayılan yerlerden olduğu ve orman niteliği ile tescil edilen yerler üzerinde şerh-irtifak bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, ... lehine yer alan irtifak kaydının iptaline, taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olması ve davalı tarafından fiili atma durumu da bulunmadığından el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş,

dahili davalı ... vekili ve davacı ... Yönetimi tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi davasıdır. Taşınmazın bulunduğu yörede 1975 yılında arazi tapulama çalışmaları, 2001 yılında ise 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları yapılmıştır.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan tebligatın doğrudan davalı gerçek kişinin MERNİS adresine MERNİS ibaresi ile çıkartıldığı, tebligat memuru tarafından, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeni ile tebligat TK'nın 21/2. maddesi gereğince...

15.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yazılmıştır” beyanı ile 15.06.2015 tarihinde yapıldığı, yargılamanın devamında, duruşma gününü bildirir davetiye, ön inceleme zaptı bilirkişi raporu ve gerekçeli karara ilişkin tebligatlarında aynı şekilde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapıldığı, gerekçeli kararın tebliğ evrakında davalı ...’ın tanınmadığı hususunun da belirtildiği, ancak Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereği tebliğ evrakının muhtar azasına teslim edildiği, yargılama süresince davalı ...’ın, herhangi bir dilekçe sunmadığı duruşma yahut keşiflere katılmadığı anlaşılmaktadır.

11.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine eklenen 2. fıkrasında;

''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.''

hükmü yer almakta, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 16/2. maddesinde de aynı düzenleme bulunmaktadır.

6099 sayılı Kanunun genel gerekçesinde; ''...Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda kabul edilen adres kayıt sisteminin Tebligat Kanununa intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-onbeş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilanen tebligatın gerektirdiği istisnai haller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir.'' denilmiştir.

11.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanunun 5. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine eklenen 2. fıkra ise; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”şeklindedir.

Tebligat Kanununun 10. maddesine eklenen ikinci fıkra ile gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu düzenlemeye göre, önce muhatabın bilinen en son adresine tebligat çıkarılması, bu adreste tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması gerekmektedir.

Nitekim, hem Tebligat Kanunu metninde, hem Kanunun uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerekçesinde muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağı açıklamasına yer verilmemiştir.

Taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.

Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesi ile 1086 sayılı HUMK’nın 73. maddesinde de (6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi) açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı yan dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Aksi hâlde savunma hakkının kısıtlanmış sayılacağı gerek öğreti, gerekse yargısal kararlarda tartışmasız olarak kabul edilmektedir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt II, s.1876 vd).

Yapılan bu açıklamaların ışığında somut olayın değerlendirilmesinde, dava dilekçesinin 15.06.2015, duruşma gününün 03.08.2015, ön inceleme zaptının 19.10.2015, bilirkişi raporunun 14.12.2015 tarihlerinde davalı ...’ın MERNİS adresinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat parçaları üzerine “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeni ile tebligat T.K.

21/2 . madde gereğince ... tebliğ edilmiş ve 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yazılmıştır.” şerhinin yazıldığı, gerekçeli kararın 20.06.2016 tarihinde aynı usulle tebliğ edildiği, tebligat parçası üzerine “Muhatabın adresinde yapılan araştırmada, muhatabın tanınmaması ve adresin adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle tebliğ evrakı ... teslim edilerek muhatabın adresinin kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldı” şerhinin yazıldığı bu durumda davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

O halde, davalı ...’ın son bilinen adresine MERNİS ibaresiz tebligat çıkartılmaksızın, doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligat geçerli kabul edilerek, davalının savunma hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam olunarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesinin davalı ...’ın son bilinen adresine MERNİS ibaresiz tebligat çıkartılması iade gelmesi halinde yeniden Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebliği ile taraf teşkili sağlanmalı, açılan davaya karşı diyecekleri sorulmalı, kendisine savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delilleri toplanmalı ve ancak bu usulü eksiklik tamamlandıktan sonra yargılamaya devam olunarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, dahili davalı ... ve davacı ... Yönetimi vekilinin temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 08/11/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/10812, K. 2018/7198, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10812
Karar No
2018/7198
Tarih
8 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/10814 K.2018/14355
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/10814 K.2018/6831
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/10815 K.2018/9308
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/10816 K.2018/6621
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/10817 K.2018/9018
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/10819 K.2018/7306

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.