KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/1223 E., 2016/3285 K.·İncelenen Kararın
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıf.
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Vasi tayini istemine ilişkin davada, Hayrabolu Sulh Hukuk Mahkemesi ve Hayrabolu Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, küçüğe vasi tayini istemine ilişkindir.
Hayrabolu Sulh Hukuk Mahkemesince, nüfus kayıtlarına göre, küçüğün, annesinin velayeti altında bulunduğu, velayetin kaldırılması davası açıldıktan sonra davacının veli olarak atanması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Hayrabolu Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesince ise vesayet davasına bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait oduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Türk Medenî Kanununun 337. maddesinin birinci fıkrası, “Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.” Aynı maddenin 2. fıkrası “Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.” hükmünü içermektedir.
Dosya kapsamından, davacının, evlilik dışı birlikteliğinden doğan kızı küçük İdilnur Yıldırım'ın özrü nedeni ile kendisinin vasi tayin edilmesi istemiyle dava açtığı, küçüğün annesinin hayatta olduğu ve velayet hakkının da annede bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, öncelikle değerlendirilecek konu, velayetin babaya verilip verilmeyeceğine yönelik olacaktır. Türk Medenî Kanununun velayete ilişkin hükümlerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Aile Mahkemelerine aittir. TMK’nın 337/2. maddesi uyarınca küçüğün kendisini tanıyan babasının velayeti altına konulup konulmayacağının aile mahkemesince değerlendirilip velayetin babaya verilmesi mahkemece uygun görülürse aile mahkemesince bu konuda karar verilecek, aksi durumda yani, küçüğün babasının velayeti altına konulması uygun görülmediği takdirde ise, uygun görmeme kararı ile birlikte TMK'nın 404. maddesi gereğince küçüğe vasi tayin edilmek üzere sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması gerekecektir.Bu durumda uyuşmazlığın, aile mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/1223, K. 2016/3285, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama