KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/14422 E., 2017/1909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kal davasının yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/03/2017 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı ... vekili Av.... ile davacı Hazine vekili Av.... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, 14/08/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile Hazineye ait, hali ve çalılık niteliğindeki ... mahallesi 241 parsel sayılı 4590 m² yüzölçümündeki taşınmazda, davalının ev, ahır yapmak ve ağaç dikmek suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek, elatmanın önlenmesine ve yıkım- enkaz kaldırma masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 08/03/2016 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen yeşil renkli 1845 m² alana ağaç dikmek ve (B) ile gösterilen sarı renkli toplam 690 m² alana.
142 m² 3 katlı yapı, 26 m² samanlık ve 522 m² avlu yapmak suretiyle gerçekleşen müdahalenin men'ine ve kal'ine, yıkım ve enkaz kaldırma bedelinin tahsili talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi, kal' ve yıkım masraflarının tahsili istemine ilişkindir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; çekişmeli 241 sayılı parselin 1981 yılında yapılan kadastro sırasında çalılık niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 1988 yılında kesinleşen ... sınırı içinde kaldığı, davalının müdahalesinin 241 sayılı parselin çap sınırları içinde bulunduğu, böylece mülk sahibi Hazinenin mülkiyet hakkına dayalı olarak müdahalenin men'i ve kal' isteğinde bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/14422, K. 2017/1909, 7 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama