KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/2150 E., 2016/5646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesince yetkisizlik, ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik, ... Asliye Ticaret Mahkemesince ise göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usûlden reddine kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
... Asliye Hukuk Mahkemesince, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesince, davaya bakma görev ve yetkisinin ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ise davanın, ticari dava olmadığı, TBK'dan kaynaklandığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Yine, TTK'nın 11/1 maddesi uyarınca ticari işletme, “Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü” işletme olup, 12/1. maddesi uyarınca da, bir ticari işletmeyi “kısmen de olsa” kendi adına işleten kişi tacir kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin, tarafların bir araya gelerek, hayvancılık yapmak amacıyla, sermaye koymak suretiyle "..." isimli adi ortaklık kurdukları, gelinen süreçte, adi ortaklığın devam etmesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemiyle dava açtığı, anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından; feshi ve tasfiye istemine konu işletmenin ve tarafların faaliyetinin esnaf kapsamını aştığı ve ticari işletme olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle dava konusu işletme “ticari işletme” niteliğinde olup, ortakları da tacir sıfatına haizdir. Bu durumda, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunan uyuşmazlık, TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğundan ihtilafın, asliye ticaret mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/2150, K. 2016/5646, 17 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama