İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/2167 K.2016/9295

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan 14/07/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18/10/2016 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz…

Esas2016/2167Karar2016/9295Tarih18 Ekim 2016Okuma8 dk · 1.508 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/2167 E., 2016/9295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ekim 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.508 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan 14/07/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18/10/2016 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden asli müdahil ... vekili Av. ... ve davacı ... geldi, diğer taraftan Hazine vekili ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili 03/11/2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin alacaklarından üçüncü şahıs ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2007/1710 ve 2007/2098 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, her iki dosyada borçluya gönderilen ödeme emirlerinin tebliğ edilip takibin kesinleşmesini müteakip borçlu adına kayıtlı ... Mahallesi 586 ada 5 parselde kayıtlı gayrimenkulu üzerine haciz talebinde bulunulduğunu, takip dosyalarından ...

Tapu Müdürlüğüne yazılan yazılara verilen 22/10/2007 tarih 9158 yevmiye, 02/01/2008 gün ve 24 yevmiye nolu, 13/07/2009 tarihli cevabi yazılarda borçlu şirket adına kayıtlı dört adet bağımsız bölüm olduğu, bunlardan 4, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler üzerinde değişik bankalar lehine tesis edilmiş ipoteklerin mevcut olduğu ancak 3 numaralı bağımsız bölüm üzerine o anda davacı alacaklı lehine istenen haciz işleminden başka herhangi bir takyidatın bulunmadığı bilgisinin verildiğini, gönderilen tapu kayıtlarında da bunlardan önceki tarihleri içerir herhangi bir takyidat görünmediğini,

icra müdürlüğünce hacizli gayrimenkuller için 05/10/2009 tarihinde 1.satış, 15/10/2009 tarihinde 2. satış günü verildiğini, ancak 15/10/2009 tarihindeki 2. ihalesi için müracaat ettiklerinden dosyalarının haczinin 1. sırada bulunduğu 3 nolu bağımsız bölümün de ...

Bankası A.Ş. tarafından alacağa muhsuben satın alındığını öğrendiklerini, bu hususun tapuya sorulduğunda 04/12/2006 tarih 9710 yevmiye ipoteğin ... veri girişinde sehven veri tabanına girilmediğinden işlenen hacizlerin bilgi yazısındaki tapu kaydında çıkmadığının, bu durum anlaşıldıktan sonra veri tabanına girişinin yapıldığının bildirildiğini, müvekkilinin 15/10/2009 tarihine kadar alacaklarının gayrimenkulle teminat altına alındığının güven ve rahatlığı içinde olduğunu,

Tapu Müdürlüğünün yaptığı yanlışlığın müvekkilinin hacizdeki öncelik sırasını kaybetmesinin yanı sıra bu iki yol boyunca takip borçlusu şirketin mal varlıklarını tüketmesi nedeniyle borçlu şirketten alacaklarının tahsilini imkansız kıldığını, bu hususta ...

Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, tapu sicilinin bir parçası haline gelmiş bulunan bilgisayar kayıtlarının doğru tutulmamış olmasının hukuki anlamda yolsuz tescil işlemi olduğunu, bunun sebep olduğu zararlardan Hazinenin sorumlu olacağınnı belirterek, yolsuz tescilden dolayı, yanlış, yanıltıcı veya sahte belge tanzimi suretiyle davacının alacağının tahsilinin imkansızlaşmasına sebep olunmasından dolayı meydana gelen zararın şimlik 10.000,00.-TL'sının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, 26/05/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 10000.-TL'den 749113,69.-TL'ye artırmış ıslah harcını da yatırmıştır. Yapılan yargılama sonucu 08/03/2013 tarih, 2009/389 E. - 2013/105 K. sayılı ilamı ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin10/06/2014 tarih-2014/8455-16656 E-K sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle. “Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının borçlu ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den olan alacağı nedeniyle icra takibine başvurduğu, ... Tapu Müdürlüğünce borçluya ait ... Mahallesi, 586 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 nolu bağımsız bölüm üzerinde hiç bir takyidat bulunmadığı belirtildiğinden davacının alacaklı olduğu ...

İcra Müdürlüğünün 2007/1710 sayılı dosyasındaki borç nedeniyle 1.sırada, 2007/2098 sayılı dosyada ise 2. sırada alacaklı olmak üzere söz konusu gayrimenkul üzerine haciz konulduğu, borcun ödenmemesi üzerine bağımsız bölümün satışa çıkarıldığı, satış bedelinin daha önceki tarihe ait ipotek alacaklısı olan ancak tapuya işlenmesi unutulan ...

Bankası A.Ş.'ye 1.sırada alacaklı olarak satış bedelinin ödendiği, davacının borçludan olan alacağını alamadığı ve hacze kabil malı bulunmadığından asıl alacak ve ferileriyle birlikte 390.493,89.-TL için 05.07.2012'de borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiği anlaşılmıştır.

4721 sayılı TMK'nın 38.maddesi "kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla Devletçe tazmin edilir; sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007.maddesi ise" tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur" hükmünü içermektedir.

Dava konusu olayda, borçluya ait 3 no'lu bağımsız bölüm üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığının bildirilmesi ve sonradan yapılan cebri satış sırasında banka lehine daha önceki tarihte ipotek tesisi bulunduğunun anlaşılması nedeniyle satış bedelinin bankaya ödenmesi sonucu bir zararın oluştuğu muhakkak olup, bu zararın tazmininin ise kusursuz sorumluluk esasına göre Devletten istenebileceği gözetilerek,

TMK'nın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat davalarında davalı sıfatı Hazinenin olup, davacıya Hazineyi davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve borçlu şirkete ait taşınmaz başında oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak, taşınmazın değeri ve davacının alacak miktarının altında kalıp kalmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilmaına uyularak yapılan yargılama sırasında; ... vekili 14/04/2015 havale tarihli dilekçesi ile dava sonunda davalı Hazinenin müvekkiline rücu davası açma ihtimalinin bukunduğu yargılama sonunda verilecek hükümden etkilenmesi ihtimali sözkonusu olduğu için davaya müdahil olmak istediklerini bildirmiştir.

Bozma ilamından sonra davacı tarafından Hazineye husumet yöneltmek sureti ile yeni bir dava açılmış birleşen davada davacı vekilinin verdiği dava dilekçesinde; sahte veya yanlış ve yanıltıcı belge tanzimi suretiyle idarenin kusursuz sorumluluğu esasına göre ... İcra Müdürlüğünün 2007/1710 ve 2007/2098 sayılı dosyalarından dolayı müvekkilinin uğramış olduğu zararının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 200.000,00.-TL nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/389 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

Birleşen dosyalar üzerinden yapılan yargılama sonucu; açılan davanın kabulüne, 749.113,69.-TL tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00.-TL'ye dava tarihinden itibaren kalan kısmınına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, birleşen dava 2015/16 Esas sayılı davasının reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Asli müdahil vekilin temyiz masraflarını yatırmamış olması nedeni ile kendisine eksik temyiz masraflarını yatırması için ihtarlı tebligat çıkarılmış, asli müdahil vekilinin kendisine tanınan sürede eksik harcı yatırmadığından bahisle 24.12.2015 tarihli ek kararla temyiz talebinin eksik harç nedeni ile reddine karar verilmiş, müdahil vekili bu kararın kendisine tebliğinden itibaren sürsi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.

Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

1)- Müdahil ...’ın temyiz itirazları bakımından;

Mahkemece verilen; 24/12/2015 tarih; 2015/12 E. - 2015/500 K. sayılı ilam müdahil vekiline gerekçeli karar tebliğinden itibaren süresi içerisinde temyiz dilekçesi verilmiş ve temyiz harcının bir kısmı yatırılmıştır. Mahkemece müdahil vekiline eksik harcı tamamlaması aksi takdirde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağına ilişkin ihtaratını içeren tebliğ 15/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş,

kesin süre içine eksik harcın tamamlanmamış olması nedeni ile 24/12/2015 tarihli ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiş, müdahil tarafından bu ek karar temyiz edilmişse de;müdahil vekiline yapılan tebliğin usulüne uygun olup süresi içinde eksik harcın tamamlanmadığı anlaşıldığından mahkemece kurulan 24/12/2015 tarihli ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazının reddi ile 24/12/2015 tarihli (2015/12 E. - 2015/500 K.) ek kararın onanmasına,

2)- Davacı ...’un ve davalı Hazinenin temyiz itirazları bakımından;

Mahkemece davacınının açılan davanın kabulüne, birleşen dava 2015/16 Esas sayılı davasının reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür,

Davacı dava dilekçesi ile öncelikle 10.000,00.-TL talepli dava açmış daha sonra bu talebini ıslah etmiş ayrıca birleşen dosyada Yargıtay bozma ilamında husumetin Hazineye yöneltilmesi gereğine değinildiğinden Hazineye husumet yöneltmek sureti ile ek dava açmış ve tazminat talebinin bir kısmını da birleşen dosyada talep etmiştir. Mahkemece asıl dosyada Hazine davaya dahil edilerek eksiklik giderildiğine göre davacının ayrı bir dosya ile dava açmasından dolayı davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesi doğru değildir.

Dava tazminat davası olup, davacının tazminat miktarını ayrı ayrı açacağı davalarla talep etmesine yasal bir engel yoktur.Dolayısı ile asıl davada istenen tazminat ile birleşen dosyada talep edilen tazminat aynı alacağa ilişkin olmayıp aynı alacağın kalan kısmının ek dava ile talep edilmesidir. Bu sebeple ek davanın derdestlik nedeni ile reddi doğru değildir

Hazinenin temyiz itirazları açısından ise davacı dava dilekçesinde öncelikle 10.000,00.-TL talep etmiş, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, redde ilişkin hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesi atarfından yukarıda belirtilen hükümle bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili 26/05/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl dosyada talep ettiği 10000.-TL tazminat miktarını 749113,69.-TL'ye artırmış ve mahkemece ıslah edilen miktar dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece hatalı değerlendirme ile bozmadan sonraki ıslaha değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve 10/3 sayılı kararına göre bozmadan sonra ıslah suretiyle talep sonucunun arttırılması mümkün değildir. Bu husus 06/05/2016 gün ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı ile de tespit edilmiştir.

Yapılacak iş: Asıl dava bakımından davacı gerçek kişi vekilinin ıslahen artırdığı kısım yönünden, İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslahın mümkün bulunmaması nedeniyle talebinin reddine karar vermek ve birleşen dava bakımından da işin esasına girerek tüm delilleri bir arada değerlendirip bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukukî olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahilin temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 2015/12 E. - 2015/500 K. -24/12/2015 tarihli ek kararının ONANMASINA,

2. bentte açıklanan nedenlerle;davacı ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.350.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK'nın 297/1-ç ve aynı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asli müdahile yükletilmesine, davacının yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 18/10/2016 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/2167, K. 2016/9295, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2167
Karar No
2016/9295
Tarih
18 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/2167 K.2016/23196
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/2167 K.2016/12792
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/2167 K.2016/13633
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/2168 K.2016/23197
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/2169 K.2016/23198
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/2169 K.2016/8295

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.