KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/2624 E., 2017/7931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 122 ada 1 parsel sayılı 264.765,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacılar tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ve orman parseli içinde bırakılan yerin tapusunun iptali ve adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşulları gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne, 122 ada 1 sayılı parselin bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.758,44 m²'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit oranda tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır.
Dava, 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ve davacılar adına tescil talebiyle Orman Yönetimi aleyhine açılmıştır. Kural olarak; davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Gayrimenkul mülkiyetine ilişkin davalarda davalı sıfatı dava tarihinde taşınmaz maliki olan kişiye (tapu sicilinde malik olarak yazılı olan kişiye) aittir.
Husumet konusu, kamu düzenine ilişkin olup, HMK'nın 116. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece de doğrudan doğruya (re'sen) gözönünde tutulur. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurularak Hazine de davaya dahil ettirilerek taraf teşkili sağlanmalıdır.
Bu husus gözetilmeyerek davaya devamla yalnızca Orman Yönetimi aleyhine hüküm kurulması uygun görülmemiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/2624, K. 2017/7931, 18 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama