KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/2875 E., 2016/5113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davada Bakırköy 6. Asliye Hukuk ve Bakırköy 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğu ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davaların tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi ise, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir uyuşmazlık bulunduğu, tarafların bu davada birbirlerine karşı olan konumları, uyuşmazlığın hukuki niteliği gözetildiğinde taraflar arasındaki ihtilafın 4077 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 sayılı HUMK'dan farklı olarak, bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalı taraftan kiralamış olduğu aracı ile seyir halinde iken tek taraflı olarak aracın kontrolünü kaybederek kaza geçirdiğini, ancak araç kiralık olduğundan tutulan tutanağın müvekkiline verilmediğini, davalı tarafın daha sonradan kaza tutanağına ulaştığını, ulaşılan kaza tutanağına göre müvekkilinin kusuru ile işlenmiş olan kazada davalı firmanın üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini, aracın çekilmesinden servis alanına gitmesine kadar tüm işlemlere müvekkilinin refakat ettiğini,
durum böyle olmasına rağmen kazadan birkaç gün sonra müvekkilinin kiraladığı araç ile ilgili olarak ve müvekkilinin haberi olmaksızın kredi kartı hesabından davalının 3.000,00.-TL para çektiğini, çekilen bu paranın usûlsüz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin iradesi dışında çekilen paranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici ilişkisinden kaynaklanmayıp temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, uyuşmazlığın her ne kadar görevsizlik kararı veren mahkemeler arasında sulh hukuk mahkemesi bulunmamakta ise de, HMK'nın 114. maddesi gereğince görev dava şartı olup, her aşamada re'sen gözetileceğinden, merci incelenmesinde doğru mercie davanın yönlendirilmesinin kamu düzeninden olduğu dikkate alınarak uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması ve buna göre yargı yeri belirlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/2875, K. 2016/5113, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama