KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/3369 E., 2016/6885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada, Ankara 8. Tüketici, Ankara 2. Asliye Hukuk ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ankara 8. Tüketici Mahkemesince, davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve asliye hukuk mahkemesinini görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın bankacılık işleminden kaynaklandığı ve ticari olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, davacının tacir ve uyuşmazlığın da ticari olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde "Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı vekilinin, müvekkilinin davalı mûdisi olduğu, birikimini bankadan çekmek istediğinde, usulsüzlükler nedeni ile bankanın kendi içerisinde soruşturma başlatıldığı söylenerek, müvekkiline ödeme yapılmadığı, müvekkilinin soruşturmanın ne zaman biteceğine dair görüşmelerinde soruşturmayı yürüten müfettiş yardımcılarının "sizlerinde bu işin içinde olmadığınızı nereden bilelim" diyerek müvekkilini itham ettiklerini ileri sürerek, davacının uğradığı manevi zararların tazmini istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsasından; taraflar arasında tüketici ilişkisi bulunmadığı ve eldeki davanın 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı, davalı tacir ise de davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın Türk Medenî Kanununun kişilik hakları ve Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/3369, K. 2016/6885, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama