KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/3618 E., 2016/6964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekilinin Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 130 ada 3 nolu 308,5 m2 yüzölçümlü ve arsa vasıflı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı bulunduğunu, ancak dava konusu taşınmazın Devletin Hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olup mera vasfında olduğu, bu nedenle taşınmazın tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırması istemiyle dava açmış, mahkemece, dava değerinin sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aştığından davacının davasının görev yönünden reddine karar verilmiş ve dava dosyası görevli mahkemeye aktarılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından esasa yönelik ve davalı gerçek kişi vekili tarafından vekâlet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2003 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, iş bu davada, davacı Hazinenin sadece mera iddiasıyla dava açtığı, Hazinenin orman iddiasının bulunmadığı ve ziraatçı bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu edilen taşınmazın mera niteliğinde olmadığı anlaşıldığına göre davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişi vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, seri dava olduğundan bahisle davalı lehine dilekçe yazma ücretine karar verilmiş ise de verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekâlet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekâlet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Somut olayda mahkemece, davanın ret edilen miktarı yönünden, kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması isabetli bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/3618, K. 2016/6964, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama