KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/3863 E., 2016/5917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mirasın reddi istemine ilişkin olarak açılan davada Bodrum Sulh Hukuk ve İstanbul 3. Sulh Hukuk ile Suşehri Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, mirasın reddi istemine ilişkindir.
Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesince, miras bırakanın, nüfus kayıtlarına göre vefat etmeden önce "...." adresinde ikamet ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesince, miras bırakanın, kolluk araştırmasına göre nüfus kayıtlarında gözüken "..." adresinde ikamet etmediği, vefat etmeden önce yurtdışında bulunduğu, nüfusa kayıtlı olduğu yerin "..." olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Suşehri Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise miras bırakanın nüfus kayıtlarına göre vefat etmeden önceki adresinin "..." olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Dava, murisin ölümü ile açılan mirasın kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespitine yönelik “Mirasın reddi” davasıdır. (TMK'nın 605. maddesi) Bu dava, miras bırakanın ölmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde görülecektir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanununun 41. madedesinde "(1) Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür." şeklinde hüküm mevcuttur.
Buna göre murisin adrese dayalı nüfus kayıt sistemi bilgilerine göre Türkiye'deki son yerleşim yerinin "..." olduğunun anlaşılmasına göre, uyuşmazlığın İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/3863, K. 2016/5917, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama