KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/4142 E., 2016/4367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Çocuk mallarının korunmasına ilişkin olarak açılan davada Banaz Asliye Hukuk Mahkemesince (Aile Mahkemesi sıfatıyla) yetkisizlik, Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesi ve Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemelerince ise ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medenî Kanununun 352 ve devamı maddeleri uyarınca annesi ölen küçüğün mallarının korunması istemine ilişkindir.
Banaz Asliye Hukuk Mahkemesince (Aile Mahkemesi sıfatıyla), çocuğun adresinin “... Mahallesi ... Caddesi .../...” olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesi, "Mallarının korunması istenen küçük velayet altında bulunmadığından, küçüğe vasi atanması gerektiği ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ise Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19/10/2015 tarih ve .../... E. - .../... K. sayılı ilâmı ile küçüğe vasi atandığı, çocuk mallarının korunması hususunda aile mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
TMK'nın 404. maddesi gereğince velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
Somut olayda, küçüğün annesi ve babasının birlikte 25.04.2015 tarihinde vefat ettikleri, Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19/10/2015 tarih .../... E. - .../...K. sayılı ilâmı ile küçüğe vasi atandığı anlaşılmaktadır.
Küçüğe Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesince vasi atanmakla vesayet makamı Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi olmuştur. Bu durumda, her ne kadar Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş bir görevsizlik kararı yok ise de; usûl ekonomisi gözetilerek uyuşmazlığın vesayet makamı olan Şanlıurfa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/4142, K. 2016/4367, 12 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama