KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/4925 E., 2016/9230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
204 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davalı vekili tarafından, 20/01/2016 gününde verilen dilekçe ile tavzih istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin reddine dair verilen 09/02/2016 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davalı Şirket vekili 20/01/2016 havale tarihli dilekçesiyle, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/06/2014 tarih ve 2014/971 – 268 sayılı kesinleşen kararında, dava konusu olan 2126 parselin bilirkişi krokisinde (B) ve 2127 sayılı parselin krokide (A) ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm kurulmadığı ve bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi 2127 sayılı parselde olmadığı halde, hükümde 1512,69 m² yüzölçümlü alanın (B) harfi ile ifade edildiğinden beyanla anılan hususların tavzih yoluyla düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, HMK'nın 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılıp genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiş, sonrasında 04/05/2016 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiğini bildirmiştir.
Vekâletnamenin incelenmesinde vekilin bu yolda yetkilendirildiği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin temyizden feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/4925, K. 2016/9230, 17 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama