KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/5353 E., 2016/7015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Asliye Hukuk, Samsun Asliye Ticaret ve Samsun 3. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, araç satış sözleşmesinden kaynaklanan bedelin ödenmemesi iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın dayanağının kambiyo senedi olduğu, kambiyo senetlerinin TTK' da düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, davacı ve davalının gerçek kişiler olduğu, ticari işletmelerini ilgilendiren ticari nitelikte bir alım ve satımın bulunmadığı, aralarında adi satış sözleşmesi bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Samsun 3. Tüketici Mahkemesi, somut olayda davanın taraflarından hiçbirinin 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici tanımına uymadığı, ticari ya da mesleki amaçlarla hareket eden kişilerden olmadıkları, uyuşmazlığın genel hukuk kurallarına göre çözülmesi gerektiği, bu nedenle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmesi getirilmiştir.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren hukukî bir işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda; davacı gerçek kişinin, kendisine ait hususi kullanımdaki aracın satışı nedeniyle davalı tarafından verilen çek ve bonoların karşılıksız çıktığı, bu nedenle aracın satış bedelinin ödenmesi istemiyle alacak davası açtığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, taraflar arasında uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklanmadığı gibi davacı 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici tanımına da uymamaktadır. Temel ilişki, sözleşme ilişkisi olduğundan, uyuşmazlığın Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/5353, K. 2016/7015, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama