İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/5597 K.2018/1840

...... Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2016/5597Karar2018/1840Tarih15 Mart 2018Okuma6 dk · 1.132 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/5597 E., 2018/1840 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.132 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

...... Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 16.11.2015 tarihli dilekçe ile; müvekkilleri ve dava dışı kişilerin paylı mülkiyet üzere maliki olduklar.......mahallesi 359 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1.185,78 m2 yüzölçümlü kesiminin kıyıda kaldığı gerekçesiyle hükmen tapu kaydının iptaline karar verildiğini, bu sebeple zararın oluştuğunu, kıyıya terkin edilen kesimine yönelik fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 200.000 TL tazminat istemiyle dava açtıklarını, .....

Mahkemesinin 2012/115 E-2013/192 K. sayılı kısmi tazminat davasında kıyıya terkin edilen taşınmazın değerinin 729.254,70 TL olarak belirlendiğini, taleple bağlı kalınarak 200.000 TL tazminata hükmedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 529.254,00 TL tazminatın 09.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle ek dava açmıştır.

Davalı Hazine; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davacıların 359 ada 12 parselin kıyıya terkin edilen kesimine yönelik fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 200.000 TL tazminat istemiyle dava açtıkları,..... Hukuk Mahkemesinin 2014/714 E-2015/711 K sayılı ilamıyla 200.000 TL tazminata hükmedildiği anılan davada kıyıya terkin edilen kesim için 729.254,70 TL bedel takdir edildiği, davacıların paylarına 695.917,34 TL’nin isabet ettiği gerekçesiyle kısmi davada hüküm altına alınan 200.000,00 TL bedel mahsup edilerek bakiye 495.917,34 TL tazminatın dava (16.11.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir.

Dosya kapsamından. 1987 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 662 parsel sayılı 1.509 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapu kayıtları uygulanarak..... ve ortakları adlarına tespit ve tescil edildiği, satışlar yoluyla bir kısım davacılara bir kısım davacılarında murislerine ve dava dışı kişilere geçtiği, 2005 yılında yenileme kadastrosuyla 1.559,87 m2 yüzöçümlü olarak 359 ada 12 parsel numarasını aldığı, Hazine tarafından açılan dava üzerine .....

Mahkemesinin 2012/115 E-2013/192 K sayılı ilamıyla 359 ada 12 parselin 1.185,78 m2 yüzöçümlü kesiminin kıyıda kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline, sicilden terkinine karar verildiği, 16.09.2014 tarihinde kesinleştiği, davacıların 09.10.2014 tarihinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 200.000 TL tazminat istemiyle kısmi -2- 2016/5597-2018/1840

dava açtıkları.......Mahkemesinin 2014/714 E-2015/711 K sayılı ilamıyla 200.000 TL. tazminata hükmedildiği, temyiz üzerine Dairenin 2016/4724 E-2018/1866 K. sayılı ilamıyla araştırmaya yönelik olarak bozulduğu, anılan kısmi davada kıyıya terkin edilen kesim için 729.254,70 TL bedel takdir edildiği, davacıların paylarına 695.917,34 TL’nin isabet ettiğinin belirlendiği, davacıların bunun üzerine 16.11.2015 tarihinde eldeki ek davayı açtıkları, mahkemece kısmi davadaki bilirkişi kurul raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır.

Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.. 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.. 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı).

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerledirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir. 4721 sayılı TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istekli davaların kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle tapusu iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin zararı oluşacaktır.

Dolayısıyla bu tür bir dava, taşınmazların mülkiyetlerinin yitirilmesine ilişkin iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihten sonra açılabileceğinden, mülkiyetin kaybedildiği tarih itibariyle de taşınmazların değerinin tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Zararın meydana geldiği tarihe göre, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği ve değeri belirlenmelidir.

Taşınmazın niteliği arazi ise gelir metodu yöntemi ile, arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

Somut olaya gelince kıyılar özel mülkiyete konu olamayacak ise de, genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenerek tapu kütüğünün oluşturulduğu, satışlar yoluyla çekişmeli taşınmazın davacılara geçtiği bu şekilde tapu sicilinin hatalı olarak tutulduğundan, TMK'nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların gerçek zararının karşılanması gerektiği kuşkusuzdur. Davacıların zararı, Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/115 E- 2013/192 K. sayılı kararının kesinleştiği 16.09.2014 tarihinde oluşmuş olup, mahkemece bu tarihin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerekmektedir.

Ne var ki; kısmi ve eldeki ek davada hükme dayanak yapılan bir inşaat yüksek mühendisi, bir mülk ve bir şehir plancısı bilirkişi tarafından ortak düzenlenen 22.06.2015 tarihli raporda; tazminata konu taşınmazın kadastral arsa parseli olduğu belirtilip bir tane ve eski tarihli (15.03.1985 tarihli) emsal incelemesi yapılmak suretiyle taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenmiştir.

Diğer taraftan bilirkişi kurulunca emsal olarak incelenen taşınmazın satış akit tablosu tapu müdürlüğünden getirtilmediğinden, satış ve değerlendirme tarihleri itibariyle çekişmeli taşınmaz ile emsalin imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediği, düşülmüş ise oranları yine davaya konu taşınmaz ile somut emsal alınarak incelenen taşınmazın bulundukları cadde veya sokak itibariyle belediyece belirlenen 2014 yılı emlak vergisine esas asgari m² değerleri belediye başkanlığından sorulup getirtilmediğinden bilirkişi kurul raporuda denetlenememektedir.

Bu durumda somut olayda davaya konu taşınmazın değerinin yöntemine uygun şekilde tespit edildiği söylenemez. Bu nedenle, mahkemece öncelikle eldeki ek dava, kısmi dava ile birleştirilmeli, ondan sonra mahkemece arsa niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza yönelik olarak, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak, taşınmazdan ..... payının düşülmesinin gerekip gerekmediği .....

belirtilmek gerektiğinden, taraflara, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgeden bulunamaması halinde yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihinden önce ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse re'sen emsal getirtme yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, denetlemeye olanak veren bilimsel verileri içeren rapor alınması,emsal alınan taşınmazlara ilişkin resmi satış akit tablolarının tapu müdürlüğünden getirtilmesi,

emsal taşınmazlar ile çekişmeli taşınmaza ait .......tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri, ilgili .....

Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporununda denetlenmesi, emsal alınan taşınmaz/taşınmazların satış tarihi, davalı taşınmazın ise değerlendirme tarihi itibariyle imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüş ise oranının belediye başkanlığı imar ve tapu müdürlüklerinden sorulup, emsalin İmar Kanunu uyarınca imar parseli,

dava konusu taşınmazın ise imar uygulaması yapılmamış arsa parseli olduğunun belirlenmesi halinde çekişmeli taşınmazın emsalle karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15/03/2018 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/5597, K. 2018/1840, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/5597
Karar No
2018/1840
Tarih
15 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/5597 K.2018/2385
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/5600 K.2018/3900
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/5603 K.2018/2903
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/5604 K.2018/1027
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/5604 K.2018/1959
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/5605 K.2018/1177

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.