KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/5689 E., 2016/7413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Alanya İş ve Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ayrı ayrı görevsizlik kararı vermesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Alanya İş Mahkemesince, davacının şirket ortaklığının yanı sıra şirket müdürlüğü de yaptığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki ilişkinin İş Hukuku anlamında hizmet sözleşmesi olarak değerledirilemeyeceği gerekçesiyle gönevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Alanya 3. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi tarafından ise davacı alacaklının, davalı tüzel kişiliğin ortağı ve yönetici müdürü ise de; davacının ortak ya da müdür olmadığı döneme ilişkin de çalışması bulunduğu ve bu çalışmaların SGK'ya bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 2. maddesinde, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez.
Davacı, limited şirketin icra işlerini yapmak ve ortaklığı temsil etmek üzere atanmış ortak müdür olup, organ olmaları nedeniyle, yönetim hakkı, emir ve talimat yetkisine haizdir. İşçiye özgü şahsi bağımlılık unsuru ortak müdürlerde görülmez, şirketi doğrudan doğruya işveren olarak temsil ederler. Bu nedenlerle; ortak müdürlerin konumu İş Kanunu kapsamında değerlendirilmez. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/5689, K. 2016/7413, 22 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama