KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/6880 E., 2016/8196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... Asliye Hukuk ile ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, bononun iptali davasıdır.
... Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesi ise uyuşmazlığın kambiyo senedine dayalı açılan menfi tespit davası olup asliye hukuk mahkemesince görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 776 ve devamı maddelerinde "Bono ve emre yazılı senetler" konusu düzenlenmiş olup, 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır.
Somut olayda; davacı, davalı ile aralarında kira sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin teminatı olarak davalıya bono verildiği, taşınmazı tahliye etmesine rağmen bononun kendisine iade edilmediğini belirterek bononun iptalini talep etmiştir. Dosya arasında bulunan kira sözleşmesinde sözleşmeye teminat olarak bononun düzenlendiğine dair bir şerh bulunmamaktadır. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının bono olması nedeniyle uyuşmazlığın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/6880, K. 2016/8196, 3 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama