KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/6973 E., 2018/870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- ... ve Ark.
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar 07/03/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile... köyünde yer alan orman vasfındaki 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ham toprak vasfındaki 103 ada 347 parsel sayılı taşınmazın 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu ancak kadastro sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini belirterek tapularının iptali ile adlarına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece davacıların ...köyü 103 ada 347 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının feragat nedeni ile reddine, 101 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kısmen kabulü ile, ... ili,... ilçesi, ... köyü 101 ada 1 parsel numarası ile tapuda davalı Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... imzalı 01/06/2015 tarihli rapor ve ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 10.160,75 m² yüzölçümlü kısmın tapusunun iptali ile ifraz edilerek aynı ada numarasında en son parseli takip eden parsel numarası ile 6/24 hissesinin davacılardan ..., 1/24'er hissesinin ise ... ve arkadaşları adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil talebine ve el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu ve orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre birlikte gerçekleştirilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmaz kadastro sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş olup, dava yalnızca Hazineye karşı açılmış, Orman Yönetimi ise davada yer almamıştır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa (kullanım) hakkı Orman Yönetimine aittir. Bu nedenle, husumetin intifa hakkı sahibi olan Orman Yönetiminede yaygınlaştırılarak davada yer almasının sağlanması, delillerinin toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/6973, K. 2018/870, 12 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama