KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/8034 E., 2016/8546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... 4. Asliye Hukuk ve ... 3. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi; uyuşmazlığın vekalet sözleşmesinden kaynaklanan tüketici işlemi niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
... 3. Tüketici Mahkemesi ise davalının 6502 sayılı Kanun kapsamında satıcı, sağlayıcı, üretici veya ithalatçı olarak görülmeyeceği gibi davacının da 6502 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun" kapsamında "Tüketici" olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukukî işlemin, sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması, tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalı ile aralarında görülen davalarda davalının vekilliğini yapan avukatlara hiçbir borcunun olmamasına rağmen davalının vekillerinin kendisi hakkında takip başlattıklarını ileri sürerek davalı ve vekillerine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Buna göre davacının ve davalının tüketici tanımına uymadığı, taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/8034, K. 2016/8546, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama