İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/8436 K.2018/3351

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2016/8436Karar2018/3351Tarih2 Mayıs 2018Okuma5 dk · 1.050 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/8436 E., 2018/3351 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2018
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.050 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 2009 yılında yapılan kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 371 ada 7, 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar, edinme sebebinde 7 sayılı parselin davalılardan ... ve ..., 10 sayılı parselin davacı ... tüzel kişiliği, 12 sayılı parselin ise davalı ...’in zilyetliğinde bulunduğu ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde kadastrodan önce sınıra yönelik olarak dava konusu olduğu söz edilerek, senetsizden ev ve bahçe, mezarlık niteliği ile yüzölçüm hanesi boş bırakılmak suretiyle ilgili kişiler adına tespit edilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tüzel kişiliği tarafından davalılardan ... ve İsmail İşlek aleyhine açılmış olan köye ait mezarlığa ve yola yönelik elatmanın önlenmesi ve kal davasında mahkemece yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazlara tutanak düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonunda ise davanın kabulüne;

10/06/2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunun kroki 2'de gösterilen “V” harfi ile gösterilen 53,66 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol olarak gözükmesine, “T” harfi ile gösterilen 24,39 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol gösterilmesine, “R” harfi ile gösterilen 27,30 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol olarak gözükmesine, “O” harfi ile gösterilen 19,76 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol olarak gözükmesine, “Ö” harfi ile gösterilen 10,14 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol olarak gözükmesine, “J” harfi ile gösterilen 16,40 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol olarak gözükmesine,

“İ” harfi ile gösterilen 51,47 metrekarelik kısımların tespitlerinin iptali ile 10/06/2014 havale tarihli kroki 2'de gösterilen (İ, J, Ö, O, R, T, V) harfleri ile gösterilen kısımların paftasında yol olarak gösterilmesine, dava konusu taşınmazların geriye kalan kısımların tespit gibi tapuya tesciline, davacının 25/07/2005 tarihli dilekçesindeki dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhtesatların kal'ine ilişkin istemlerinin dosyadan tefrikine karar verilmiş, hüküm, davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre 2009 yılında yapılmıştır. Mahkemece, davacı köy tarafından açılan ve davalıların yola ilişkin müdahalelerin önlenmesine yönelik davada, davalıların yola müdahalelerinin olduğu kabulüyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı köyün iddia ettiği ve davalıların meyve ağaç ve fidanları dikmek, sebze bahçesi olarak kullanmak ve ev yapmak suretiyle kullanmış oldukları davalı taşınmazın kadim yol olup olmadığı, evvelden beri davalıların rızasıyla kullanılan yol olup olmadığı noktasında yeterli 2016/8436 - 2018/3351

araştırma yapılmamıştır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar da davalıların kullanımındaki alanın köye ait mezarlığa giden patika yolun içerisinde kaldığını ve bu patika yolun 15-20 yıldır davalıların müdahalesi nedeniyle kullanılamadığını beyan etmişler ise de, söz konusu patika yolun evvelden beri köylünün kullanımında bulunan kadim yol olup olmadığı noktasında kesin ve açıklayıcı beyanda bulunmamışlardır.

Eldeki dava genel mahkemede görülen yola yönelik davalıların müdahalesinin önlenmesi talebiyle açılmış iken yörede arazi kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazlara tutanak düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüştür. Bu durumda 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince hâkim, re'sen lüzum gördüğü bütün delilleri toplayarak taşınmaz malların tamamının niteliğini belirleyip kimin adına tescil edeceğine karar vermek zorundadır.

O halde; mahkemece öncelikle taraflardan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi gereğince delillerini bildirmesi istenmeli, en eski tarihli hava fotoğrafları ve bu hava fotoğraflarından üretilen memleket haritaları ilgili yerlerden temin edilerek bir orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi ile taraf tanıkları, yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte hükme dayanak yapılan krokide (V, T, R, O, Ö, J, İ) harfleri ile işaretli bölümlerin kadim yol olup olmadıkları, yol varsa bu yolun ne zamandan beri kimler tarafından nasıl kullanıldığı yerel bilirkişi,

tespit bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı, maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, bu hususta fen ve orman bilirkişilerden, temin edilen en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde inceleme yapmaları istenmeli, eski tarihli resmi belgelerde yolun görünüp görünmediğinin bu anlamda kadim yol olup olmadığının tespitine ilişkin rapor sunmaları ve raporlarında bu belgelerin kadastral paftayla aynı ölçekte çakıştırılmış görüntüsüne yer vermeleri istenmeli,

taşınmaz maliklerinin rızası ile ve geçici olarak yılın belli mevsimlerinde ve zamanlarda örf adet gereği taşınmaz üzerinden gelip geçmenin bu yerin eski yol yeri olamayacağı düşünülmeli, bu yerlerin eski ve kadim yol yeri olmadığının belirlenmesi halinde davanın reddine ve parselin tespit malikleri adına tesciline karar verilmelidir.

Ayrıca; davadan sonra yörede yapılan arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazlar için 371 ada 7, 10, 12 sayılı parseller altında yüzölçüm haneleri açık bırakılmak suretiyle kadastro tutanakları tanzim edilmiş ve mahkemece bu parseller haricinde çekişmeli taşınmazın bir bölümünün de 371 ada 8 sayılı parsel içinde kaldığı gerekçesiyle bu parsel de davalı hale getirilmiştir.

Ancak hüküm kısmında, söz konusu parsellere yönelik olarak infaza elverişli sicil oluşturacak şekilde açıkça bir karar verilmemiş sadece (V, T, R, O, Ö, J, İ) harfli alanların paftasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir.

Çekişmeli 371 ada 7, 10, 12 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanakları yüzölçüm hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderildiğinden bu taşınmazlar ile mahkemece dava konusu olduğu gerekçesiyle davalı hale getirilen 371 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bu parsel sayıları altında yüzölçümleri belirtilmek suretiyle doğru sicil oluşturulması re'sen araştırma yükümlülüğü olan kadastro hakiminin bir görevidir.

Bu nedenle, yapılacak keşifte fen bilirkişiden, tek tek hangi harfli alanın hangi parsel sınırları dahilinde kaldığı ve yüzölçüm miktarlarını gösterecek şekilde krokili rapor sunması istenmeli ve yapılacak araştırma sonucu oluşacak sonuca göre söz konusu 371 ada 7, 10, 12 ve 8 sayılı parseller yönünden infaza elverişli sicil oluşturulmalıdır.

06.12.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1. maddesi ile; büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerin mülkî sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. Aynı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrasında 1. maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesinin taraf olacağı belirtilmektedir.

2016/8436 - 2018/3351

Somut olayda; davacı ... köyünün tüzel kişiliği 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1/2. maddesi ile ortadan kalktığından davayı sadece ilçe belediyesi olarak ... Belediyesi takip etmiş ise de, ... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletildiğinden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmemesi de doğru görülmemiştir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan gerekçelerle, davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/05/2018 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/8436, K. 2018/3351, 2 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8436
Karar No
2018/3351
Tarih
2 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/8436 K.2018/5397
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/8437 K.2018/2380
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/8437 K.2018/3356
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/8438 K.2018/3315
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/8440 K.2018/2536
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/8442 K.2018/3896

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.