KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/8869 E., 2016/8415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... 6. Asliye Hukuk ve ... 5. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 6. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... 5. Tüketici Mahkemesi tarafından ise tarafların tüketici sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı müvekkili Satı Işık'ın davalıdan alacağı için başlattığı icra takibi sırasında davalı ile asıl alacak ve vekalet ücreti yönünden anlaşarak bir protokol düzenlediklerini ancak davalının protokol gereğince kendisine ödemesi gereken vekalet ücretini ödemediğinden davalı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı tüketici vasfını taşımadığı gibi davacı ve davalı arasında bir vekalet sözleşmesi de bulunmadığından taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığından uyuşmazlığın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/8869, K. 2016/8415, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama