İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/9555 K.2017/4455

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sırasında kurulan hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16/05/2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ...…

Esas2016/9555Karar2017/4455Tarih16 Mayıs 2017Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/9555 E., 2017/4455 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sırasında kurulan hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16/05/2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ve Av. ..., Av. ..... ve davalı Hazine vekili Av. ..... geldiler, açık duruşmaya başlandı, süresinde olan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 03/10/2012 tarihli dilekçesiyle, davacıya ait Hersek köyü 638 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 1. Derece Doğal Sit Alanı şerhi konulduğunu belirterek, kararın alındığı tarih olan 05/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 26/02/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 50.000.000,00.-TL'ye çıkararak aynı tarihten itibaren faiz talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne,

638 parselin 65.493,75 m2 kısmının üzerindeki müştemilatı ile beraber bedeli olan 16.907.255,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte kamulaştırmasız el atma nedeniyle davalı Hazineden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, taşınmazın tapu kaydının iptaline, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmekle bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23/06/2015 gün ve 2014/26727-2015/13767 sayılı bozma kararı özetle; " 65.493,75 m2 yüzölçümlü 638 parsel sayılı taşınmazın 1.Derece Doğal Sit alanında ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, 46.503,75 m2 kısmının suyla kaplı olup geri kalan kısmının kuru olduğu, Lagün Gölü kıyısında, kısmen su içerisinde kalan taşınmazın kalıntı suyun ortasında yer aldığı, etrafının kim tarafından çekildiği belli olmayan telle çevrili olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan suyun "su terazisi" özelliğini göstermesi nedeniyle tapu kaydına 14/02/2015 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair şerh konulduğu ancak davalı idare tarafından taşınmaza fiili olarak el atılmadığı anlaşılmıştır.

Taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı Altınova Belediye Başkanlığının 23/11/2012 tarihli yazısı ile mahkemeye bildirilmiştir.

Bilindiği üzere kıyılar, Anayasanın 43.maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufunda olup, bu yerlerin özel mülkiyete konu olma imkanı yoktur.

Bu durumda, mahkemece, dava konusu taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp kalmadığının tespiti için kıyı çizgisini gösteren paftalar getirtilip, mahallinde uzman bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılması, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise ne

kadarlık bölümünün kaldığı belirlendikten sonra, bu bölüm ile ilgili olarak, davacının Anayasanın 35.maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının verdiği yetkileri kullanma imkanının ortadan kalktığı ve tapu kaydının da hukuki değerini yitirdiği gözetilip, taşınmazın aynına ilişkin olan bu davanın görülme yerinin adli yargı olduğu da dikkate alınarak, kesinleşen kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümlerinin bedeline hükmedilmesi ve kaynağını 4721 sayılı TMK'nın 1007.maddesinden alan bu davada mahkemece hukuki nitelendirmenin ve değerlendirmenin de bu husus gözetilerek yapılması;

Kabule göre de; dava konusu taşınmaza 20/04/2012 tarihinde malik olan davacının, ancak ve ancak kayıt maliki olduğu tarihten dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil isteyebileceği düşünülmeden, davacının malik olmasından önceki dönemi ve dava açıldıktan sonraki tarihi kapsar şekilde ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davalı Hazinenin davacıya karşı tapu iptali tescil davası açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, TMK 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa bozma kararına uyulmakla, taraflar lehine usulü kazanılmış hak ve mahkemeye de karar gereklerini yerine getirme yükümlülüğü doğar.

Şöyle ki.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından davanın TMK'nın 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu kabul edilerek, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümleri yönünden mülkiyet hakkını kullanma olanağı kalmadığı olgusundan hareketle bu bölümlerin değerinin belirlenmesi gereğine değinilmiş, mahkemece de bozma kararına uyulmakla birlikte Hazine tarafından, davacılar aleyhine tapu iptali davası açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa mülkiyet hakkının kaybından sözedebilmek için önceden tapunun iptaline karar verilmesinin şart olmadığı; tasarruf imkanının kısıtlanması veya ortadan kalkmasının yeterli olduğu, kaldı ki; bozma kararına konu edilen ilk hükümle birlikte tapu kaydının iptaline de karar verildiği ve bu hususun bozmanın kapsamı dışında bırakıldığı açıktır.

Ne var ki; tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davalar nisbi harca tabi davalardandır.

492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinin birinci cümlesinde “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Harçlar Kanununda, harç alınması veya tamamlanması yanların isteğine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır. Nitekim bu ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 gün ve E: 2011/3-629, K: 2011/613 ile 23.10.2013 gün ve E: 2013/7-31, K: 2013/1481 , 24.12.2013 gün ve 2013/21- 445 E. - 2013/1625 K. sayılı ilâmlarında da benimsenmiştir.

Yargılama aşamasında taraflardan her biri, yapmış olduğu usûl işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Kural olarak ıslah işlemi harca tâbi bir işlem olup; ıslah edilen husus, değer artırımı ise nispi tarifeye göre hesaplanmalı, değilse maktu harç yatırılmalıdır. Davacı taraf, 492 sayılı Kanun kapsamında kendisi harçtan muaf olmadığı gibi, işlemi de yargı harçlarından müstesna değildir. Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, ıslah edilen dava değeri üzerinden nispi tarifeye göre ıslah harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme olanağı bulunmamaktadır. Davalı taraf harçtan muaf olsa dahi ıslah harcının alınması gerekir. Islah edilen miktar yönünden bakiye nispi karar ve ilâm harcı ödenmeksizin sonraki işlemlerin yapılmasına olanak bulunmamaktadır.

Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde 5.000,00.-TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 26/02/2014 tarihli dilekçe ile 50.000,00.- TL’ye yükseltmiş ise de, ıslah tamamlama harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, yukarıda belirtilen kanunî düzenleme gereğince, ıslah harcının nispi tarifeye göre tamamlanması için davacılara süre verilip, harç tamamlanırsa ıslah edilen değer üzerinden; aksi halde dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden ve bozma kararında işaret edilen araştırma yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve kabule göre de; harcı tamamlanmamış değer üzerinden Hazine vekili lehine nispi vekalet ücreti hesaplanmış olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1480.-TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/05/2017 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/9555, K. 2017/4455, 16 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9555
Karar No
2017/4455
Tarih
16 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/9555 K.2017/6843
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/9556 K.2017/13782
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/9556 K.2017/5273
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/9556 K.2017/15127
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/9557 K.2017/6027
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/9557 K.2017/14263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.