İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/10087 K.2017/10536

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2017/10087Karar2017/10536Tarih13 Aralık 2017Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/10087 E., 2017/10536 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili 29.09.2004 tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği...

Kasabası, ... mahallesi, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescilini istemiştir.Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kalmakta ise de 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında...

Dağları Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığından kadastro dışı bırakıldığı, orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin; [Çekişmeli taşınmazın 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında ...

Dağları Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı paftasında gösterilerek kadastro dışı bırakıldığına, orman bitki örtüsü yok edilse bile yerinin orman sayılması nedeniyle sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağına (H.G.K.'nun 12/05/2004 gün ve 2004/8 - 242/292 sayılı Kararı), orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmediği gibi, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7.maddesi gereğince her hangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman olması nedeniyle yapılacak orman kadastrosu sonucu orman sınırları içine alınabileceğine, orman ve yerel bilirkişi,

çekişmeli yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamışlar ise de resmi belgelere uygun düşmeyen bilirkişi sözlerine ve raporlarına değer verilemeyeceğine, zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,] karar verilmiştir.

Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, Dairenin 16/09/2013 tarih ve 2013/6611 – 7990 E – K sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.Hükmüne uyulan bozma kararında özetle.

"Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar yeminli anlatımlarında taşınmazın evveliyatında çevredeki taşınmazlarla birlikte kadastrodan sonra ... tarafından imar ve ihya edilen büyük bir meyve bahçesi olduğunu ve ... tarfındanda 1974 yılında ... isimli şahsa satıldığını ve bu şahsın dahi 10-15 yıl taşınmazı kullandıktan sonra 1990'lı yıllarda parça parça sattığını ve davacıların dahi bu şekilde taşınmazı satın aldıklarını ve eklemeli zilyetliğin 40 yılı aştığını ve bu taşınmazın çevre taşınmazlarla birlikte hiç orman olmadığını yeminli anlatımlarında söylemişlerdir.

Fen bilirkişi rapor ve krokisinde çekişmeli taşınmazın gerçek kişiler adına tescil ilamları ile kesinleşen 3367, 3364, 3393 sayılı parseller ile zilyetlikten edinilmiş taşınmazlarla çevrili olduğunu ve yüzlçümünün 669.35 m2 olduğunu belirtmiştir.

Ziraat Mühendisi raporunda; taşınmaz eğiminin % 12-15 olduğunu ve üzerinde 30-35 yaşlarında armut, 2-25 yaşlarında kiraz, dut, ceviz ve elma ağaçları olduğunu ve verim çağında fındık ocakları olduğunu, tabanda kara lahana ve mısır ekili olduğunu, tarım arazisi olduğunu söylemiştir.

Orman yüksek mühendisi raporunda ise; taşınmaz % 12-15 eğimde toprak muhafaza karakteri taşımadığını, üzerinde muhtelif yaşlarda armut, kiraz, dut, ceviz ve elma ağaçları ve fındık ocakları olduğunu ve meyve bahçesi olarak kullanıldığını, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığını, 1958 tarihli memleket haritasında orman dışı açık alanda kaldığını ve hava fotoğrafındaki görüntüsünün de memleket haritasına uymlu olduğunu, amenajman planında da (Z) rumuzu ile ziraat araazisi olarak gösterildiğini ve taşınmazın çevre taşınmazlarla birlikte orman sayılmayan yerlerden olduğunu söylemiştir.

Taşınmazların konumu kadastro paftası ile memleket haritalarının ölçeklerini denkleştirmek suretiyle çakıştırarak haritalar üzerinde gösterilmiştir. Kaldı ki; dosyaya ibraz edilen kesinleşmiş ilâm örneklerinden anlaşılacağı üzere tescile konu taşınmaza yakın ve uzak komşu olan 3367, 3363, 3364, 3393, 3419 ve 3373 sayılı parseller tescil ilâmları ile oluşmuş ve Yargıtayın temyiz aşamasından geçerek kişiler lehine kesinleşmiştir.

Mahkemece yapılan keşifte davacı tarafın ibraz ettiği harici zilyetlik devir senetleri uygulanmamış ve taşınmazın davacılardan önceki ilk bayilerinden 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi bağlamında zilyetlik araştırması yeterli olmadığı gibi, taşınmazın mahallinde ve gazetede ilânları yapılmamıştır.

Hal böyle olunca yukarıda son parağrafta belirtilen usûlî eksiklikler dışında zilyetlikle taşınmaz edinmeye ilişkin tüm koşullar ve bilirkişi raporları davacılar yararına oluştuğu halde tescil istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş; mahkemece yöntemine uygun olarak yapılan inceleme araştırmaya göre tescile konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve tarım arazisi olduğu saptandığına göre bu defa davacı gerçek kişiler ile taşınmazın önceki bayileri yönünden 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; davacı tarafın mahkemeye sunduğu harici satış senedi uygulanmalı kapsamı tayin edilmeli, gerekirse senet tanıkları dinlenmeli, imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; taşınmazın öncesinin ne olduğu,

imar ve ihyanın hangi tarihte başlanarak tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, % 12-15 meyilli olan davalı yerde bu kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları ayrıntılı biçimde saptanmalı, davacıların belgesizden zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı,

varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtıkları bir başka tescil davasının bulunup bulunmadığı mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; taşınmazın mahallinde gazete ilânları yapılarak kanunî itiraz süresi beklenmeli, tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir." denilmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne,dava konusu 3546 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacılar adına eşit şekilde tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 03.04.1986 tarihinde ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.

Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında yapılmış ve sonuçları 29.11.1954 - 29.12.1954 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Orman Yönetimine yükletilmesine 13/12/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/10087, K. 2017/10536, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/10087
Karar No
2017/10536
Tarih
13 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/10088 K.2017/13094
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10091 K.2017/16348
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/10097 K.2017/10537
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/10110 K.2017/14177
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10111 K.2017/17073
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10127 K.2017/17144

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.