İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/10709 K.2019/2763

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/10709Karar2019/2763Tarih18 Nisan 2019Okuma7 dk · 1.300 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/10709 E., 2019/2763 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.300 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili 05/07/2012 tarihli ...

6. Asliye Mahkemesine sunduğu dava dilekçesiyle; müvekkilinin 30/04/2002 tarihinde, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 165 ada 9 sayılı parseli 119.800,00 Euro bedelle satın aldığı ancak daha sonra müvekkiline yapılan satışta kullanılan vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığını ve taşınmazın gerçek maliki tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası ile müvekkili adına olan tapu kaydının iptal edildiğini ve müvekkilinin bu şekilde uğradığı zarardan davalılar Hazine ve Belediyenin sorumlu belirterek şimdilik 100.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili isteğiyle dava

açmıştır. Daha sonra 24/07/2013 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini toplamda 3.963.942,36-TL’ye yükseltmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazineye açılan davanın ise kabulüne ve 3.963.942,36-TL maddi tazminatın, 25/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine, hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09/06/2014 tarih ve 2014/5447 E.- 2014/16434 K.sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesi "Tapu Sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür." hükmünü içermekte olup, anılan yasa maddesindeki kesin yetki kuralı gereğince, davaya bakmaya, taşınmazın bulunduğu yer olan ... Mahkemesi yetkilidir. Bu durumda, mahkemece, yer itibariyle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.” denilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, verilen bu kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin 13/11/2014 havale tarihli gönderme talepli dilekçesine istinaden dosya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Dosya kendisine yetkisizlik kararı ile gelen ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet

yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazineye açılan davanın ise kabulüne ve 3.963.942,36- TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilinin 19/12/2016 gün ve 2015/7004-2016/12344 E. K sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle: "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa mı yoksa arazi mi olduğu belirlenip bu konuda taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verildikten sonra, taşınmaz arsa vasfında ise emsal karşılaştırması yapılarak; arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak değerinin tespiti için mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre bedel belirlenmesi gerekirken, böyle bir değerlendirme yapmadan taşınmaza soyut ifadelerle taşınmazın bir kısmı hakkında bedel tespit eden rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, mahkemece tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği 17.04.1998 gün ve 1996/3-1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı ve Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı gözetilmek suretiyle belirlenecek taşınmazın niteliği arsa olarak belirlenir ise, değerlendirme tarihi olan 25/04/2011 tarihinden önceki yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınmalı, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmeli, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihleri itibariyle,

emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulmalı, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu,

imar planının ölçeği ve onaylama tarihi ile dava konusu taşınmazın emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından re'sen belirlenen emlak vergisine esas metrekare değeri ilgili belediye başkanlığından ayrı ayrı sorularak ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılıp dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma

sonucu taşınmazın değeri belirlenip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmelidir.

Taşınmazın niteliği arazi olarak belirlenir ise, arazi niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza yönelik olarak, sulu olup olmadıkları, yerleşim alanlarına uzaklıkları, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmek suretiyle,

taşınmaz üzerinde meyve ağaçları varsa ağaçların cinsleri de dikkate alınmak suretiyle elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılarak tapu kapsamındaki taşınmazların değeri, tapu iptal kararının kesinleştiği 25/04/2011 tarihine göre hesaplanmalı, taşınmazların varsa mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerleme tarihine göre hesaplattırılmalı, bu şekilde tapusu iptal edilen taşınmazın zemin değeri, üzerindeki mütemmim cüz,

muhdesat ve sökülemeyen teferruatları esas alınarak davacının gerçek zararı saptanıp ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.” hususlarına değinilmiştir.

Bozma sonrası davacı 14/07/2017 tarihli ek dava dilekçesi ile asıl dosyada bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 25/04/2011 tarihi itibariyle 6.094,385,14 TL olarak belirlendiğini, bu miktardan asıl davada ıslah ile talep ettikleri 3.963.942,36 TL ile tazminat miktarı düşüldükten sonra kalan 2.130,442,78 TL'nin 25/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsil edilmesi talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucu ;

A) Mahkememizin 2017/38 E. (2014/343 E.) sayılı dava dosyası bakımından;

Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile; 3.963.942,36.-TL'nin dava tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren

işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine,

B) Birleşen 2017/144 E. sayılı dava dosyası bakımından; davacının davasının kabulü ile; 2.130.442,78.-TL'nin birleşen dava tarihi olan 13/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuda sahte vekaletnameyle işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

Tazminat isteğine dayanak ... mahallesi, 165 ada 9 parsel sayılı 15.146,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapuda “Zeytinli Tarla” vasfıyla ... adına kayıtlı iken, sahte vekaletname kullanılarak 30/04/2002 tarih, 839 yevmiye numarasıyla davacı ... adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra ... tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemli dava nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/12/2009 tarih ve 2003/146 E. – 2009/245 K. sayılı kararıyla, 165 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, verilen bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 25/04/2011 tarihinde kesinleşmiştir.

Mahkmece bozma ilamna uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki Dairemizin bozma kararında, yapılan araştırma sonucu tazminata konu taşınmazın niteliği arsa olarak belirlenir ise değerlendirme tarihi olan 25/04/2011 tarihinden önceki yakın zaman içinde satışı yapılan benzer nitelikteki taşınmazlarla emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle değerin belirlenmesi gerektiğine değinilmiştir. Dosya kapsamından tazminata konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre, değerlendirme tarihinden sonra 21.06.2011 tarihinde satışı yapılan 165 ada 45 nolu parselin emsal olarak kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirir.

O halde mahkemece 17.04.1998 gün ve 1996/3-1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı ve Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı ve Dairenin bozma kararı gözetilmek suretiyle değerlendirme tarihi olan 25/04/2011 tarihinden önceki yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışların bildirmeleri için taraflara imkan tanınarak,

lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmeli, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihleri itibariyle, emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili belediye başkanlığı ve tapu müdürlüğünden sorulmalı, ayrıca dava konusu taşınmazların;

imar planındaki konumu, imar planının ölçeği ve onaylama tarihi ile dava konusu taşınmazın emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından re'sen belirlenen emlak vergisine esas metrekare değeri ilgili belediye başkanlığından ayrı ayrı sorularak ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtildikten sonra dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu taşınmazın değeri belirlenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18/04/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/10709, K. 2019/2763, 18 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/10709
Karar No
2019/2763
Tarih
18 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/10710 K.2019/8447
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/10711 K.2019/8448
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/10712 K.2019/29206
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/10715 K.2019/7431
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/10716 K.2019/7432
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/10720 K.2019/7964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.