KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2017/193 E., 2019/4985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu..... ilçesi 1649 sayılı parsel 8.880,00 m2 yüzölçümü ve bağ vasfı ile davalı adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı ... Yönetimi çekişmeli yerin 2006 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında yapılan tapulama çalışması ile 2006 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki;
Bilindiği üzere orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde, çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınıp alınmadığı, diğer bir ifadeyle orman kadastrosunda taşınmaz hakkında işlem yapılıp yapılmadığı, orman kadastrosuna dair çalışma tutanaklarının ve kesinleşen orman kadastro haritalarının yöntemine uygun şekilde incelenmesi ve uygulanması ile belirlenir. Somut olayda mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmış ise de kesinleşmiş tahdit göz önünde bulundurulmadan karar verilmiştir. Ayrıca davalı kişi tarafından çekişmeli taşınmaza ilişkin açılan bir orman kadastrosuna itiraz davası bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.
Bu sebeple, öncelikle davalı gerçek kişi tarafından çekişmeli yere ilişkin orman kadastrosuna itiraza yönelik bir dava açılıp açılmadığı mahkemece ilgili yerlerden araştırılmalı, eğer böyle bir dava var ise eldeki dava ile birleştirilmeli ve birlikte karar verilmelidir. Gerçek kişi tarafından orman tahdidine itiraza yönelik bir dava açılmamış ise dava kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil niteliğinde olduğundan, mahkemece dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre konumu belirlenip buna göre karar verilmesi gerekirken hava fotoğrafı ve memleket haritasına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/193, K. 2019/4985, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama