KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2017/368 E., 2017/716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Kısıtlı adayı hakkında vesayet hukukuna ilişkin olarak açılan davada ... Sulh Hukuk ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 405. maddesi uyarınca vasi atanmasına ilişkindir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince, kısıtlı adayının MERNİS adresinin “... Mah. ... Cad. No: ... İç Kapı No: ... .../...” olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince, kısıtlı adayının yerleşim yeri adresinin “... Mah. ... Sk. ... Blok No:... İç Kapı No:... .../...” olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 411. maddesine göre, “Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.” Aynı Kanunun 19/1. maddesi uyarınca “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Yine aynı Kanunun 22. maddesi uyarınca "Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.”
Dosya kapsamından bakımevinde olduğu anlaşılan kısıtlı adayının bakımevine yerleşmeden önce en son “... Mah. ... Sk. ... Blok No:... İç Kapı No:... .../...” adresinde ikamet ettiği anlaşıldığından uyuşmazlığın ... ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/368, K. 2017/716, 2 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama