KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2017/41 E., 2017/980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... Sulh Hukuk ile ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, zayi belgesi istemine ilişkindir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince, ticari defter ve belgelerin kaybı halinde zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın ticari dava sayıldığı ve asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesince, zayi belgesi verilmesine ilişkin istemin çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 14.05.2014 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 382. maddesinde, “Çekişmesiz yargı işleri” düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinde, “Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri” başlığı altında 1. madde olarak “Ticari defterlerin zayi halinde belge verilmesine” ilişkin taleplerin “Çekişmesiz yargı işi” olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 383. maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.
Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir” hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 4/1-a maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Buna göre, HMK'da çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenen bir uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülebilmesi için, Kanunda aksine bir hüküm olmaması gerekmektedir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, 6102 sayılı Kanunun 4 ve 82. maddelerin lafzı ve amacı nazara alındığında ve aynı Kanunun 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 5. maddesi uyarınca ticari belgelerin zıyaından kaynaklanan uyuşmazlıklarda HMK'daki düzenlemenin aksine, asliye ticaret mahkemesinin görevlendirildiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/41, K. 2017/980, 9 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama