KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2017/492 E., 2017/1332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... 1. Sulh ve ... 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, miras ortaklığına temsilci atanması davasıdır.
... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince murisin son yerleşim yerinin "... Mah. ... Sk. No: .../... .../..." adresi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise müteveffanın vefat etmeden önce ... mah. ... cad. No: ... .../...” adresinde ikamet ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 589. maddesinde "Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.", 19/1. maddesine göre de; "Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir."
Dosya kapsamından, müteveffanın nüfus kayıt sistemine göre yerleşim yeri "... mah. ... Sk. No: .../... .../..." ise de ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 04/01/2016 tarih, 2015/23188 sayılı yazıları ile yapılan araştırma sonunda müteveffa O.. A.. ve mirasçılarının vefat etmeden önce ... adresinde ikamet etmediği, adreste ... uyruklu kişilerin ikamet ettiği, muris ve mirasçıları adres mahalinde tanıyan ya da bilen kimseye rastlanmadığı bildirildiği, ayrıca ...
3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/01/2016 tarihli celsesinde davacı ... müteveffanın ölmeden önceki ikamet adresinin "... mah. ... cad. No: ... ...-.../..." olduğunu eşi ...'nın da halen bu adreste oturduğunu, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı içeriğinin doğru olduğunu .../... adresinde eskiden kardeşi ...'nın oturduğunu, babasının 2 aylığına misafir olarak onun yanında kaldığını beyan ettiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/492, K. 2017/1332, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama