İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/5678 K.2020/264

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/5678Karar2020/264Tarih22 Ocak 2020Okuma5 dk · 915 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/5678 E., 2020/264 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

915 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili 18/08/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ..., ...mevkiinde yapılan tapulama çalışmalarında 412 parsel sayılı taşınmazın davalılar murisi ... adına tespit edildiğini, Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucu ...

Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1958/82 E. – 1960/71 K. sayılı kararı ile tespitin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini, daha sonra taşınmazın 2/B kapsamına alınarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ve 3849, 3850 ve 3851 sayılı parsellerin oluştuğunu, davacının ... mirasçıları olan davalılardan miras hisselerinin tamamını ...

1. Noterliğince 1978-1979-1982 yıllarında düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile satın aldığını, 6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazların tarafına bedelsiz olarak iade edilmesi yönündeki talebinin davalı Hazine tarafından reddedildiğini ileri sürerek öncelikle taşınmazların iadesi ile tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescilini,

mümkün olmadığı takdirde satış vaadi sözleşmeleri uyarınca davalılara ödenen bedelin denkleştirici adalet prensibi gereğince dava tarihindeki güncellenmiş değerinin bilirkişi tarafından hesaplanacak değer üzerinden harç tamamlanmak üzere şimdilik 3.000 TL sinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı tarafından satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, taşınmazın kökünün tapulu olup tapu kaydının bu yeri kapsayıp kapsamadığının araştırılması gerektiğini, Hazinenin taşınmazın tapusunu geciktirmeksizin hak sahiplerine iade etmesi gerektiğini, davacının tazminat talebine ilişkin olarak ise dava aleyhine sonuçlanırsa öncelikle bireysel başvuru yolu ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM’den talep edebileceğini,

satış vaadi sözleşmeleri ve taşınmazın davacıya teslim tarihi 1978-1979-1982 tarihi olup o tarihten dava tarihine kadar davacının elde ettiği gelirin taraflarına ecrimisil olarak ödenmesi, sonrasında denkleştirici adalet gereği kalan miktar var ise o miktarın istenebileceğini belirterek taşınmazın davacı adına tescil edilerek tazminat talebi yönünden davanın reddedilmesini savunmuşlar, zamanaşımına yönelik herhangi bir itirazda bulunmamışlardır.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının bu davayı açmakta hak ve ehliyeti bulunmadığını, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında iadeye tabi taşınmazlardan olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 7. maddesine göre iadeye tabi taşınmazlardan olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davanın, davacı ve davalılar arasındaki satış vaadi sözleşmelerinin ise geçerli olduğu kabul edilse de vaad borçlusu olan davalılar adına tapu kaydı oluşturulmadığından sözleşmenin feshi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6292 sayılı Kanunun (7/1-a) ve (b) maddesi uyarınca satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak çekişmeli taşınmazın bedelsiz olarak iadesi istemiyle açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde sözleşme gereğince davalılara ödenen bedelin denkleştirici adalet prensibine göre davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

1)Davacının Hazine aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil istemine yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu kısmının onanmasına karar verilmiştir.

2)Davacının davalı kişiler aleyhine açtığı tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Dosya kapsamından, çekişmeli 412 parsel sayılı taşınmazın 1956 yılında yapılan tapulama çalışmalarında Şubat 1944 tarih 7 nolu tapu kaydına dayanılarak tapu malikinin muvafakati ile davalılar murisi ... adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin itirazı üzerine ...

Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1958/82-1960/71 sayılı kararı ile tespitin iptali ve orman olarak tesciline karar verildiği, verilen kararın ise Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1960/8382 E. – 7496 K. sayılı kararı ile “taşınmazın orman olarak tapulama harici bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek onandığı ve dosyada yörede yapılan tüm tahdit evrakları bulunmasa da taşınmazın 1975 yılında 1744 sayılı Kanun çerçevesinde görevlendirilen orman kadastro komisyonu tarafından Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,

davacı ile ... mirasçıları olduğu iddia edilen davalılar ve ... mirasçısı Arzı Gürtekinden miras hisselerini devralan dava dışı Mehmet Kuş arasında 1978, 1979 ve 1982 tarihlerinde ...

Noterliğince düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile Tapulama Hakimliği kararı ile ormana kalan ve 2. madde çalışmalarını yürüten 3 nolu komisyonca üzerindeki tahdidin kaldırılarak mirasçı olarak maliki bulundukları 412 parseldeki hisselerinin tamamını toplam 146.000 lira bedelle davacıya satmayı vaad ettikleri, bedelin tamamını aldıkları ve tapuyu adlarına intikal ettirdikleri tarihten itibaren en geç 1 sene içinde davacı lehine ferağ vereceklerini taahhüt ettikleri, taşınmazın 1997 yılında yapılan kadastro sırasında da 3849,

3850 ve 3851 parsel numaraları altında beyanlar hanesine 2/B ve davacı ile hısımları lehine kullanıcı şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı ile davalılar ve murisleri arasında akdedilen sözleşmeler her ne kadar “satış vaadi sözleşmesi” olarak düzenlenmiş ise de esasen sözleşmelerin içeriğinden, sözleşmelerin yapıldığı tarih itibariyle tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın bedel karşılığında zilyetliğinin davacıya devrinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Keza, daha sonra yörede yapılan kadastro çalışmalarında 3849, 3850 ve 3851 parsel numaraları alan taşınmazın beyanlar hanesine davacı ile hısımları lehine kullanıcı şerhi verilmesi zilyetliğin devredildiğine karine teşkil etmektedir.

Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmelerin geçerli olarak kurulduğu, vaad borçlusu adına tapu kaydı oluşturulmadığından vaad borçlusunun borcunu ifa ettiği, sözleşmenin feshi koşulları oluşmadığından davacının alacak isteminin reddine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmelerin yukarda açıklandığı haliyle tapusuz taşınmazın zilyetliğinin devri sözleşmesi olduğu kabul edilerek bu yönde araştırma yapılması, tarafların bu hususta göstereceği delillerin (varsa tanıkların) toplanarak karşılıklı olarak sözleşmeden kaynaklanan edimlerin (bedel-zilyetlik devri) ifa edilip edilmediğinin araştırılması,

davacının alacak istemi yönünden davalıların zamanaşımı itirazında bulunup bulunmadıkları da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu, tarafların delilleri toplanmaksızın davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda bir numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, iki numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22/01/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/5678, K. 2020/264, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5678
Karar No
2020/264
Tarih
22 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5694 K.2020/87
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5696 K.2020/83
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5697 K.2020/80
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5700 K.2020/645
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5701 K.2020/644
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5707 K.2020/635

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.