KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2017/5907 E., 2019/6972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Orman Yönetimi dava dilekçesi ile....sınırları içinde kalan 104 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı ve evveliyatı itibari ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davalı ... adına olan tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan tahkikat sonucunda dava konusu taşınmazın gerek orman kadastrosu gerekse eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 06.12.2013 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ve 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün bu bölümünün onanması gerekmiştir.
2) Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca haksız bir elatma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olup, davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemez ve el atmanın önlenmesine karar verilemez. Bu itibarla, mahkemece elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/5907, K. 2019/6972, 27 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama