Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, 44 nolu bağımsız bölüm maliki olan davacıya komşu olduğunu, davalı tarafın taşınmazının bahçesi üzerinde, davacının evinin girişinin kenarına mimari projeden ayrılarak ve davacının hiçbir şekilde muvafakatini almadan tek taraflı tasarrufu ile duvar inşa ettiğini, durumun mimari projeye ve eski hale uygun şekle getirilmesi için davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen, davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığını, bu nedenlerle davalı tarafça taşınmazın mimari projeye uygun hale getirilmesine ve hâkimin müdahalesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,
mahkemece davalının kendi taşınmazına ait bahçenin devamında bulunan ortak alana müdahale niteliğinde yapmış olduğu duvarın KMK'nın 19. maddesine aykırı olduğu ve davalı tarafça yapılan müdahalenin kat maliklerinin 4/5'inin yazılı onayı ile yapıldığına dair dosyaya herhangi bir belge ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile siteye ait ortak yerde davalı tarafından yapılan cadde cephesinden 10.00 m ile sokak cephesinin tamamında yapılan duvar ve içindeki dolgunun kaldırılarak üst taraftan sokağa doğru meyil verilerek mimari projeye uygun eski hale getirilmesine ve davalıya eski hale getirmesi için 30 günlük süre verilmesine karar
vermiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının giriş sokağının başlangıç noktasında davalı tarafın güneyindeki anayola cepheli doğu taraftaki yaklaşık 10.00 m kısım ve davacının binası arasındaki sokaktaki güney taraftaki yaklaşık 10.00 m kısma ekleme duvar yapılarak yükseltilmiş ve içinin doldurularak çimlendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin ikinci bendinde “Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz“ yasal düzenlemesi yer almaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre davalıya bütün kat maliklerinin 4/5’i tarafından yazılı olarak verilmiş muvafakatleri olmadığından usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/09/2017 günü oy birliği ile karar verildi.