İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8417 K.2020/1158

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davac.... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/8417Karar2020/1158Tarih4 Mart 2020Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/8417 E., 2020/1158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davac.... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Kadastro sırasında, .... sayılı 1.185,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.

İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen....sen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanışımı zilyetliğine dayanarak 103 ada 2, 23 ve 108 ada 8 parsel sayılı taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Taşınmazlar başında yapılan keşif sonucu davacının 108 ada 8 sayılı parsel yerine 108 ada 2 sayılı parseli dava ettiği belirlenmiştir.

Mahkemece davanın reddine yönelik verilen karar, davacı Mehmet Orhan tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2007 gün ve 2007/12827 E. - 15132 K. sayılı kararı ile kısmen onanmış ve kısmen bozulmuştur.

Hükmüne uyulan onama-bozma kararında özetle; "103 ada 2 ve 23 sayılı parsellere ilişkin husumetten ret hükmünün onanmasına, 108 ada 8 sayılı parselin dava edilmediği, 108 ada 2 sayılı parselin dava edildiği, ada numarasında yanlışlık yapıldığı, parselin ada numarasındaki hatanın maddi hata olduğu anlaşıldığından, bu durumda 108 ada 2 sayılı parselin tutanağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğine göre, tutanak aslının bulunduğu yerden getirtilerek işin esası hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu 108 ada 2 sayılı parselin kadastro tespitinin iptal edilerek tarla niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/10/2009 gün ve 2009/12498 E. - 14823 K. sayılı bozma kararında özetle. "Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir.

Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında açık alanda gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de rapora ekli aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın bir bölümü yeşil renkli ormanlık alanda işaretlenmiştir. Bu durumda, orman bilirkişi raporu kendi içinde çelişik olup bu rapora dayanılarak karar verilemez.

Diğer taraftan; davacı kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava açtığı halde, mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlik ve imar-ihya yoluyla taşınmaz edinme koşulları yeterince araştırılmamış, kadastro tespit tutanağının içeriği ile taşınmaz başında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasında çelişki oluştuğu halde kadastro tespit bilirkişileri 3402 sayılı Kanunun 30. maddesi uyarınca re'sen tanık sıfatıyla dinlenmemişlerdir.

Bu sebeplerle, mahkemece; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti halinde kişinin davasının reddine karar verilmelidir.

Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile iki orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü,

imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmeli, bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri dikkate alınarak yapılacağı düşünülerek,

adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir" denilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptaline, tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2014 gün ve 2017/10749 E. - 2014/2461 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''çekişmeli taşınmazın kadastro tesbiti 28/04/2006 - 29/05/2006 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş olup, orman olarak tapuda kayıtlıdır. Eldeki dava ise 14/08/2006 tarihinde açılmıştır.

Bu durumda; eldeki dava, kısmî ilân sonucu kesinleşen orman sınırlarının ve tapu kaydının iptali mahiyetinde bir dava olup, mahkemece kadastro mahkemesinin görevi kapsamında kalmayan davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.'' denilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır.

Asliye hukuk mahkemesince yapılan yargılamada davacının dosyayı takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı kişi tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kanun hükümleri ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 28/04/2006 - 29/05/2006 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu ve 21/07/2006 - 21/08/2006 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince davada, ret sebebi ortak olan davalılar vekillerine tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken, davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekili lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden

çıkarılmasına, yerine “Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukalık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 1980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Hazine ve Orman Yönetimine eşit olarak verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/03/2020 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/8417, K. 2020/1158, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/8417
Karar No
2020/1158
Tarih
4 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8419 K.2020/1189
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8442 K.2020/1187
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8446 K.2020/1327
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8447 K.2020/1151
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/8447 K.2020/2204
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8458 K.2020/1175

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.