İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9105 K.2020/1941

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/9105Karar2020/1941Tarih18 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.488 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/9105 E., 2020/1941 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.488 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ... köyü 35 parsel sayılı 19000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mezarlık niteliği ile davalı adına tespit edilmiş olup çekişmeli 314 parsel 35 numaralı parselin ifrazı sonucu oluşmuştur ve mezarlık niteliğiyle, 780 m2 yüzölçümüyle halen tapuda davalı adına kayıtlıdır.

Davacı ... Yönetimi taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapıldığını ve 19.08.2008 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup halen orman niteliğini taşıdığını davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle dava açmıştır. Kadastro mahkemesince davacı ...

Yönetiminin 314 numaralı parselin (B) ile gösterilen 637 m2 kısmı 1949 tarihinde yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığından Orman Yönetiminin bu kısma yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, 314 numaralı parselin (A) ile gösterilen ve 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan 143 m2'lik kısmının köy mezarlığının bir parçası olduğu, orman niteliğini taşımadığı ve bu kısmın 31.12.1981 yılından önce orman vasfını kaybettiği anlaşıldığından bu kısma yönelik davanın sübuta ermediğinden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ...

Yönetimi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09/11/2009 tarih ve 2009/14753-16397 E.-K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 09/11/2009 tarih ve 2009/14753 E.-16397 K. sayılı kararında özetle; ”1) Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 143 m2'lik kısmının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdid sınırları içinde kaldığı;

yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve ayni Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısmın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ...

Yönetimi, taşınmazın (A) ile gösterilen kısmına yönelik olarak 2/B madde uygulamasına itiraz etmiş ve 2/B uygulamasının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir. Dosyada mevcut orman bilirkişi Salih Turan tarafından düzenlenen 26.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının 2/B şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır.

6831 sayılı Kanunun değişik 2/B maddesi ile (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi,

erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir.

Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.

Kanunda tanımlanan (…bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.

O halde, uzman orman bilirkişisinin, 6831 sayılı Kanunun 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak,

dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip,

dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerekir.

Bu nedenle mahkemece önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği yukarıda yazılı koşullar dikkate alınarak belirlenmeli,

öncesi devlet ormanı olan bir yer 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği ve taşınmazın (A) ile gösterilen bu bölümünün yörede 1949 yılında 3316 sayılı Kanun gereğince yapılan orman tahdidi sırasında mezarlık niteliğinde olduğu bildirilerek orman vasfı ile tahdit içine alındığı,

6831 sayılı Kanunun 1/D maddesine göre fiilen kullanılan kadim mezarlıklar orman sayılmazsa da, uzun süreden beri terk edilen, fiilen mezarlık olarak kullanılmayan orman ağaçları ile örtülü metruk mezarlıkların 6831 sayılı Kanunun 1/D maddesi kapsamı dışında orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerektiğine dikkate alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

2) Orman Yönetiminin (B) kısmına yönelik temyiz itirazları gelince: dosyada mevcut 5 nolu orman kadastro komisyonuna ait işe başlama tutanağından 2005-2007 yılları arasında ... ili, ... ilçesi, Yeşilyurt (...) köyü sınırları içinde bulunan; evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve ayni Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları yapıldığı ve bu çalışmaların 19.08.2008 tarihinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.

4999 sayılı kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesin de evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların,

orman kadastrosunun orman kadastro komisyonları tarafından yapılabileceği öngörülmüştür ve 5 nolu orman kadastro komisyonuna 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlarda orman kadastrosu yapma yetkisi verildiği halde komisyon tarafında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde sadece aplikasyon işlemi yapılmış bu yetki kullanılmamıştır. Davacı ...

Yönetimi, 6 aylık yasal süre içinde çekişmeli taşınmazın 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu ve orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırları içine alınmamış olması nedeni ile orman tahdidine itiraz davası açılmıştır.

Bu nedenle mahkemece çekişmeli taşınmazın 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.'' denilmiştir.

Kadastro mahkemesince, bozma kararına uyulduktan sonra, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 143 m2'lik kısmının halen dahi yeşile boyalı olarak orman sınırları içinde gözüktüğünden 5 nolu orman tahdit komisyonunun burada sadece aplikasyon işlemi yaptığı 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları gereğince orman sınırı dışına çıkarma işlemi yapılmadığından davacı idarenin bu kısım için açmış olduğu davasının tapu iptal ve tescil mahiyetinde olduğu gerekçesiyle bu kısım için görevsizlik karar verilmiş ve karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

Asliye hukuk mahkemesince, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...köyü 314 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğu, arazi kadastrosunun 1954 yılında yapıldığı, sonradan dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2008 yılında orman kadastrosunun yapıldığı, davacı ... İdaresi tarafından yapılan kadastro tespitine karşı 6 aylık askı ilan süresi içerisinde itiraz edildiği, davanın orman kadastrosuna süresi içerisinde itiraz davası olduğu, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, orman tahdidi ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu vardır.

İncelenen dosya kapsamında çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 143 m2'lik kısmının yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı; yörede 2005 yılında yapılan evvelce sınırlandırması yapılmış ve kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları ile henüz sınırlandırması yapılmamış ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında bu kısmın herhangi bir işleme tabi tutulmadığı sadece 1949 yılında yapılan orman tahdidinin aplikasyonu ile yetinildiği

anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca "Orman Kadastro Komisyonlarınca tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen tebliğ hükmündedir. Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine .... müracaatla sınırlamaya ve bu Kanunun 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine Çevre ve Orman Bakanlığı, ... ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir... ..

Kadastro mahkemeleri 6 aylık yasal süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davalarına bakmakla görevlidir. Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen kısmını yörede 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı ... Yönetiminin bu kısma ilişkin davası tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre, uyuşmazlığı çözme görevi asliye hukuk mahkemesine aittir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/06/2020 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9105, K. 2020/1941, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/9105
Karar No
2020/1941
Tarih
18 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/9106 K.2020/9609
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/9107 K.2020/9593
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/9109 K.2020/5108
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/9118 K.2020/3259
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9122 K.2020/1814
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/9126 K.2020/4761

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.