İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9165 K.2020/2558

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/9165Karar2020/2558Tarih8 Temmuz 2020Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/9165 E., 2020/2558 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili 22/03/2009 havale tarihli dava dilekçesi ile, müvekkilinin İstanbul ili, Kartal ilçesi, Yukarı mahallesi 180 pafta 2663 ada 243 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazı ... mirasçıları olan davalılardan satın aldığını, satın aldıktan sonra bu taşınmazın 25/12/2007 günü davalı ... adına Kartal 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/672 E. - 1996/713 K. sayılı ilamı gereğince hükmen tescil edildiğini, söz konusu ilamda ... mirasçıları olan davalılar tarafından diğer davalı ...

Belediyesi aleyhine açılan kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davası sonucu taşınmazın yol olarak belediye lehine terkinine karar verildiğini, ancak bu kararın hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, zira hükmen tescil tarihinde tapu malikinin davacı olduğunu, anılan ilamda davacının taraf olmadığını, bu yüzden ilamın infaz edilmemesi gerektiğini, taşınmazı satın almak isteyen davacının tapu kayıtlarını incelediğini, ancak tapu kütüğünde herhangi bir şerhe rastlamadığını, davacının satın alma öncesi üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bir engel olmadığından tapu kaydına güvenerek alım işlemini gerçekleştirdiğini,

davalı ... başkanlığının mahkeme kararını süresinde infaz ettirmeyerek bu karışıklığa neden olduğunu mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine İİK'nın 28. maddesi gereğince taşınmaz kaydına şerhin işlenmesi gerekirken bu hususun ilgili kurum tarafından yerine getirilmediğini, diğer davalılar olan ...'nun mirasçılarının ise kamulaştırmasız el atma nedeniyle belediye aleyhine açtıkları dava sonucunda davada belirlenen bedeli tahsil etmelerine rağmen davaya konu taşınmazı davacıya satmak suretiyle kötü niyetli davrandıklarını iddia ederek davaya konu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline,

bu talebin yerinde görülmemesi halinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 20.000,00.-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10/06/2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplamda 298.540,00.-TL'ye yükseltmiş ve faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş ancak ilk bilirkişi raporunda belirlenen 330.300,00.-TL üzerinden tamamlama harcını yatırmıştır.

Mahkemece davacının tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteği yönünden davalı ... ve Hazineye karşı açılan davanın reddine, kişiler aleyhine açılan davanın ise kabulü ile 330.300,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 18/09/2014 gün 6605-21621 sayılı kararı ile özetle;

“…Somut olayda, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali istemli davanın açıldığı tapu müdürlüğüne bildirilmediği gibi, terkinine dair hükmün uzun süre kesinleştirilmeyip tapuya bildirilmemesi ve özelikle bu arada tapunun satış sonucu 3. kişiye devredilmesine ve ilamda bu şahsın adı geçmemesine rağmen mahkeme kararı infaz edilerek tapunun idare adına tescil edilmesi nedeniyle tapu sicilinin hatalı şekilde tutulduğu ve bu itibarla 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğu sabittir.

Bu nedenle davacının tazminat talebinin Hazine yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.” denilerek bozulmuş, Hazinenin karar düzeltme talebi de Dairemizin 21/12/2015 gün 10677-12930 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Mahkemece verilen ilk karar sonrası dosya temyiz aşamasında iken davacı vekili ile davalı gerçek kişiler arasında 01/04/2014 tarihinde sulh ve ibra protokolü düzenlenmiş olup, bozma kararı sonrasında mahkemece davacı ile davalı kişiler arasındaki bu protokolün, müteselsil sorumluluğu bulunan diğer davalı Hazineyi de kapsayacağı gerekçe gösterilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, terditli olarak tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Tazminat istemine dayanak Kartal ilçesi, Yukarı mahallesi 2663 ada 243 parsel sayılı taşınmaz, 367 m2 yüzölçümü ve arsa niteliği ile davalı gerçek kişiler murisi ... adına kayıtlı iken ölümü ile 20.04.1995 tarihinde davalı gerçek kişilere intikal etmiştir.

Bu kişiler tarafından ise 13.09.1995 tarihinde Kartal Belediyesi aleyhine dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat davası açılmış ve Kartal 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.1996 tarih 1995/672-1996/713 E.K. sayılı kararı ile 2.569.000.000.-TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı ... lehine terkinine (yol olarak) karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23.09.1997 tarih 9649-13465 sayılı kararı ile onanmış ve karar düzeltme talebi olmadığından 14.05.2007 tarihinde kesinleşmiştir.

Temyize konu eldeki dosyanın davacısı ... ise taşınmazın 13/16 hissesini kararın kesinleşmesinden önce 06.02.2007 tarihinde, 3/16 hissesini de kararın kesinleşmesinden sonra 31.07.2007 tarihinde davalı gerçek kişilerden satın almıştır. Akabinde kesinleşen mahkeme kararının tapuda infazı 25.12.2007 tarihinde yapılmış ve taşınmaz hükmen yola terk edilmiştir. Davacı eldeki davasını 22.04.2009 tarihinde açmıştır.

Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar TBK'nın 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166 ve 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.

TBK’nın 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenleme karşısında davacının TBK’nın 214 ve devamı maddeleri uyarınca zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince davalı gerçek kişilerden ve TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazminat isteme hakkı bulunmakta olup, davacının zararından Hazine ve davalı gerçek kişiler TBK’nın 61. maddesi uyarınca müteselsilen sorumludur.

Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2).

Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(TBK163/1).

Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.

Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur. (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, özellikle TBK'nın 166/3. maddesi ve yapılan ödeme ile sulh sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle, davacı tarafından verilen 01.04.2014 tarihli ibranamenin diğer davalılara etkisi ve sirayet edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi; değerlendirme yapılırken, davacı ve davalı gerçek kişiler arasında yapılan ibranamedeki hükümler gözetildiğinde ibranamenin tarafı olan kişilerin iyiniyetli olup olmadıklarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 08/07/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9165, K. 2020/2558, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/9165
Karar No
2020/2558
Tarih
8 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9180 K.2020/2589
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/9184 K.2020/4070
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/9205 K.2020/2932
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/9226 K.2020/10619
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/9232 K.2020/5507
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/9237 K.2020/11075

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.