İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9559 K.2017/10511

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/9559Karar2017/10511Tarih13 Aralık 2017Okuma7 dk · 1.312 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/9559 E., 2017/10511 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2017
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.312 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... mahallesi, ... mevkiinde bulunan toplam üç parça taşınmazlarının tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Davalı ..., 25.09.2006 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddine ve Medenî Kanunun 713/6 maddesi gereğince tescil talebinde bulunmuştur.

Mahkemece, gerçek kişilerin davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, Hazinenin karşı tescil talebinin kabulüne ve fen bilirkişilerin 19.04.2007 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile işaretli 4359,75 m², (B) işaretli 914,28 m² yüzölçümlü bölümlerin ... adına, (C) harfi ile işaretli 2907,56 m² yüzölçümlü bölümün orman niteliği ile ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacılar vekilinin eski hale getirme talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle hüküm,

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/03/2011 tarih 2011/1369-2341 sayılı kararı ile bozulmuştur.Hükmüne uyulan bozma kararında özetle.

"İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, dava tarihinden sonra, 2008 yılında arazi kadastrosu yapıldığı ve davalı taşınmazın bir kısmına 2089 ada 2 parsel numarası verilerek kadastro tutanağı düzenlendiği, 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince malik hanesi açık bırakılarak ve davalı olduğu belirtilerek kadastro mahkemesine devredildiği, kadastro mahkemesince 2008/498 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya başlanıldığı,

04.02.2009 gün 2008/498-6 sayılı karar ile dava konusu taşınmazın davalı olduğu temyize konu dosyada karar verilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2009 gün 2009/9900 - 13153 sayılı karar ile bozulduğu anlaşılmıştır.Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Kanunun 26. maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.

Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve kanunî süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir.

Yine aynı Kanunun 27. maddesine göre ise, mahallî hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re'sen devrolunur.

Kadastro hâkimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11. maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilânını yaptırır. İlân süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usûl dairesinde devam olunur. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.

O halde, bütün bu maddi ve hukukî olgulara göre, dava konusu taşınmazları bir bölümü hakkında 2089 ada 2 parsel sayısı verilerek tespit tutanağı düzenlendiğinden 3402 sayılı Kanunun 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Asliye hukuk mahkemesince yapılacak iş, görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının kadastro mahkemesine aktarılmasıdır.

Kadastro mahkemesince de, davaya konu (A), (B) ve (C) işaretli taşınmazlar hakkında 2008 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında 2089 ada 2 sayılı parsel ile birlikte dava dışı hangi parsellere tespit gördükleri belirlenmeli, 2089 ada 2 sayılı parsel dışında tespit gördükleri parseller varsa, bu parsellerin kadastro tutanak asılları getirtilmeli, kesinleşme işlemi yapılarak tapuya tescili yapılan taşınmazlar varsa, 3402 sayılı Kanunun 5 ve 27. maddesi ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının kadastro mahkemesine devri hakkında yönetmeliğin 7/e maddesi gereğince temyize konu dava nedeniyle kesinleşmedikleri düşünülmelidir.

Bu hususlar gözönüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanunlara aykırı olduğu''na değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... İli, ...

İlçesi, ...Mahallesi 2089 ada 2 parsel nolu taşınmazın tespitinin iptaline, 13/03/2013 hâkim havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (F) harfi ile gösterilen 5650.13 m2'lik kısmının bahçe vasfıyla davacı karşı davalılar...ve ...'nin her biri adına ayrı ayrı olmak üzere 1/2 hisse düşecek şekilde kayıt ve tesciline, (D) harfi ile gösterili 196.95 m2'lik kısmın olduğu gibi yol olarak bırakılmasına, (B) ve (E) harfi ile gösterilen 1095,06 m² alanın kısımlarının geniş orman parseli olan ...

İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 2089 ada 8 nolu parsele eklenerek orman vasfı ile ... adına kayıt ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 2089 ada 8 nolu taşınmazın içerisinde kalan bölümün orman vasfı ile ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar ..., Orman Yönetimi ve DSİ tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20/02/2014 gün 2014/6-2238 sayılı kararı ile bozulmuştur.Hükmüne uyulan bozma kararında özetle.

“Davacılar tarafından daha önce ..., Belediye Başkanlığı, Orman Yönetimi ve DSİ'ye karşı açılan tescil davasının, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/101- 2001/410 sayılı kararı ile feragat nedeniyle reddedilerek kararın kesinleştiği, daha sonra 2006 yılında davacıların yine aynı yer hakkında tescil davası açtıkları, feragat nedeniyle reddedilen ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/101- 2001/410 sayılı dosyasını da delil olarak gösterdikleri, yargılama sırasında yörede kadastro çalışmalarının başlaması üzerine taşınmaz hakkında davalı olması nedeniyle malik hanesi açık bırakılarak 2089 ada 2 parsel numarası ile tanzim edilen tutanağın kadastro mahkemesine gönderildiği, kadastro mahkemesince tutanak ile asliye hukuk mahkemesinden görevsizlikle gelen dava dosyası birleştirilerek yargılamaya devamla hüküm kurulduğu görülmektedir.

Ne var ki; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, davacılar ikinci kez açtıkları tescil davasında daha önce feragatla sonuçlanan dava dosyasını delil göstermelerine ve dosyadaki diğer bilgilerden de tescile konu yerin her iki dosyada da aynı yer olması muhtemel olmasına rağmen, ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/101- 2001/410 sayılı dosyası keşif sırasında uzman ve yerel bilirkişiler marifetiyle uygulanmak suretiyle aynı yer olup olmadığı belirlenmemiştir. Dava konusu yerin her iki dosyada da aynı olması durumunda tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan önceki kararın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 303. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturacağı açıktır.O halde; mahkemece, ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/101- 2001/410 sayılı dosyası getirtildikten sonra, mahallinde yapılacak keşifte fen bilirkişi ve yerel bilirkişiler yardımı ile yapılacak uygulama ile dava konusu yerin feragat edilen dosyadaki yer ile aynı yer olup olmadığı belirlenmeli, bu konuda fen bilirkişiden rapor alınmalı, her iki dosyada da dava konusu yerin aynı yer olduğunun belirlenmesi halinde, önceki kararın davacılar açısından kesin hüküm oluşturacağı gözönünde bulundurularak davacıların davası reddedilerek, temyize konu 2089 ada 2 sayılı parselin (A) ve (F) harfi ile gösterilen bölümlerinin, Hazinenin talebi de gözönünde bulunduralarak,

3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince, belirlenen nitelikleri ile ... adına tesciline karar verilmesi gerekeceği hususları gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Kabule göre de; orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesine dayanılarak 2089 ada 2 sayılı parselin (B) ve (E) bölümlerinin birbirinden ayrı yerlerde bulunması dikkate alınarak ayrı parsel numarası verilmek sureti ile orman niteliğiyle ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken,

2089 ada 8 sayılı orman parseline eklenmesi şeklinde hüküm kurulması ve (C) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise çekişmeli taşınmaz kesinleşmiş tahdit sınırları içinde ve tapuda kayıtlı olduğu gözardı edilerek mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden orman niteliği ile ... adına tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda çekişmeli 2089 ada 2 nolu parselin 17/12/2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (F) harfleriyle gösterilen yerler bakımından açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddi ile söz konusu bölümlerin ... adına tapuya

tesciline, 13/03/2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) ve (E) harfleriyle gösterilen bölümlerin ayrı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla ... adına tapuya tesciline, aynı tarihli raporda (C) harfiyle gösterilen yer hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve (D) harfiyle gösterilen bölümün yol olarak bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili davası olarak açılmış iken, yörede kadastro çalışmaları başlayıp çekişmeli yerle ilgili kadastro tutanağı düzenlenmesi ile kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.03.1993 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.

Genel arazi kadastrosu dava tarihinden sonra 2008 yılında yapılmıştır.Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 13/12/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9559, K. 2017/10511, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/9559
Karar No
2017/10511
Tarih
13 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/9561 K.2017/27507
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/9562 K.2017/27474
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/9563 K.2017/27506
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/9564 K.2017/27494
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/9565 K.2017/27504
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/9566 K.2017/27484

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.