KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/9596 E., 2020/1874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Arazi kadastrosunda dava konusu taşınmazlar 165, 166, 168, 170, 172, 185 sayılı parseller olarak ve tarla vasıfları ile davalıların murisi ... adına tespit edilerek bu şekilde tapuya tescil edilmiş olup, yenileme (22/a) kadastrosu sonucu 185 nolu parsel 243 ada 2, 172 nolu parsel 243 ada 15, 170 nolu parsel, 243 ada 17, 168 nolu parsel 243 ada 19, 165 nolu parsel 243 ada 21 ve 166 nolu parsel, 243 ada 22 nolu parseller olarak ve sırasıyla yüz ölçümleri 980,50 m2, 984,47 m2, 1415,62 m2, 2349,42 m2, 600,69 m2, 630,60 m2 olarak değişmiştir.
Davacı ... Yönetimi; Yakakent ilçesi, Yeşilköy köyünde 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşmiş orman kadastro haritasına göre 165, 166, 168, 170, 172, 185 numaralı parsellerin orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dava dilekçesindeki açıklamaya göre orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin iken, dava sırasında yapılan 2/B madde uygulaması nedeniyle 2/B madde uygulamasına itiraz ve tescil davasına dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında kesinleşen 766 sayılı Kanuna göre yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları, 2012 yılında kesinleşen 3402 sayılı Kanunun 22/2-a madde uygulaması ve 1976 yılında yapılıp 03/12/1980 tarihinde ilan edilerek, ilan süresi sonunda 03/11/1981 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu bulunmaktadır. 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanuna göre 2/B çalışmaları 16/10/2015 tarihinde ilan edilerek, 16/11/2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda davalıların murisi ... adına tespit edildiği, 1981 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içerisine alındığı, dava tarihinden sonra 16/10/2015 tarihinde ilan edilerek 16/11/2015 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu davanın devamı sırasında yapılan bir 2/B uygulaması söz konusu olup, dava 2/B madde uygulmasına itiraz davasına dönüşmüştür. 6831 sayılı Orman Kanununun değişik 11. madde hükmü gereğince uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir. Bilindiği üzere görev, kamu düzenine ilişkin olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince de dava şartlarından olup mahkemece, davanın her aşamasında istek olmaksızın kendiliğinden gözetilmelidir.
6100 sayılı HMK'nın 165. maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmü yer almaktadır.
O halde, mahkemece; tapu iptali ve tescil davası elde tutulup, 2/B madde uygulamasına itiraz yönünden kadastro mahkemesi görevli olduğundan tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi, itiraz davasının HMK'nın 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre iptal ve tescil isteği yönünden esas hakkında karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
16.06.2020
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9596, K. 2020/1874, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama