KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2018/2276 E., 2019/6910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
859 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY YAZISI
Davacı Orman Yönetimi, 16.04.2014 havale tarihli dilekçesi ile....köyü 144 ada 10 (eski 978) parsel sayılı 2829 m2 yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi ve eylemli durumu itibarıyle de orman olduğu, taşınmaz hakkında .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kamulaştırma davasına müdahil olmak istedikleri halde, bu taleplerinin reddedildiği iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali, orman niteliğiyle Hazine adına tescili, şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, şerhlerin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşmiş tahdide ve orman iddiasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye ayırma işlemi, 21/11/2012 tarihinde 30 gün süre ile ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 1968 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman tahdit hattı içinde kaldığı,
çekişmeli taşınmazın 1950 yılında 5653 sayılı Kanun gereğince 20.10.1950 tarihinde makilik saha olarak tefriki yapılıp maki tutanağı düzenlenip haritaya geçirildikten sonra 4753 sayılı Kanun gereğince topraksız köylüye tevzii edilmesi için Toprak Tevzii Komisyonuna teslim edildiği 1951 tarihinde tevzii edilerek gerçek kişi adına tapu kaydı oluşturulduğu anlaşılmakla orman olan sahanın değil maki tefrik komisyonunca orman dışına çıkarılan sahanın tevzii edildiği anlaşılmakla,
makiye ayrılan yerlerde özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği YİBBK'nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve HGK'nın YKD'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, 6831 sayılı Kanunun 1/J bendi kapsamına giren taşınmaz olarak değerlendirilmesi de mümkün olmadığına göre kararın BOZULMASI gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın çoğunluğun ONAMA düşüncesine katılmıyorum.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/2276, K. 2019/6910, 25 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama