KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2018/3757 E., 2018/5626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- ... ve Ark.
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davalıların yönetici oldukları dönemde.........i Kanununun 38. maddesi uyarınca zimmetlerine geçirdiği ve usulsüz tahsil ettikleri paraları iade ile yükümlü oldukları belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin yasal faizi ile davalılardan tahsili ve davalıların malvarlıklarına tedbir konulması istenilmiştir.
Mahkemece; davacı 2012 yılı içinde borcu ve ödediği paraların istirdadını istemiş ve mahsup edilen jeneratör 2014 yılında karara bağlanmış olup hangi yöneticinin sorumluluğunda kesildiği belli olmayan ve kamu davasına dönüşmeyen uyuşmazlıktan failin kim olduğu ve fiilin ne olduğu dava açıldığında belirli olmadığından davalı vekillerinin zaman aşımı itirazlarının reddine, davacı kat maliki olmadığından.........i hükümlere göre kat maliklerine tanınan yetkiyi, kullanarak KMK'nın 38. vd. maddeleri uyarınca yönetici aleyhine dava açamaz, kimin nam ve hesabına ödeme yapmış,
hangi kat maliki adına ödeme yapmış ise onun dava açması gerektiğinden yani aktif davacı sıfatı bulunmadığından davanın reddine, yine karşı yandan tüzel kişiliği olmayan Park Hill sitesi sorumluluk davasında hasım gösterilemeyeceğinden site aleyhine açılan davanın pasif davalı sıfatı bulunmadığından reddine,
yine 2012 yılında ödenen aidat ve gider paraları nedeniyle hasım gösterilen ... yöneticilik yapmış ise de başka yöneticilerinde bulunduğu ve ibra edildiği 2014 yılında davacının eşi ...'ın yönetimde görev aldığı ve dönemin oybirliği ile ibra edilmesi nedeniyle ve ibraya konu kararların iptali cihetine gidilmediği gibi davacının kat maliki olmadığı için dava açamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kat maliki olmayan davacının davalılara ödediğini iddia ettiği bedellerin iadesi istemine ilişkindir.
634 sayılı.........i Kanununun Ek 1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda dava konusu sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olup.........i Kanununun uygulanmasından kaynaklanmamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Her ne kadar davada Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince 16.04.2015 tarih, 2015/194 E. 2015/175 K. sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiş olsa da bu kararın taraflarca yasal süresi içerisinde temyiz talebinde bulunmadıklarından kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu anlatılan sebeplerle ve dava konusunun malvarlığı haklarına ilişkin olduğundan davanın bu niteliğine ve genel hükümlere göre davaya asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmekte olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/3757, K. 2018/5626, 17 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama