İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/417 K.2018/3824

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2018/417Karar2018/3824Tarih15 Mayıs 2018Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2018/417 E., 2018/3824 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2018
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Davacılar
...-...
Davalılar
Hazine-Orman Yönetimi-...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar ... ve ..., 09/02/2006 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri, .... köyü, .... mevkiinde bulunan taşınmazın .... (.... ) köyü 10/8/1946 tarih 37 sayılı tapuda kayıtlı olduğunu, .... köyü kadastro alanında olduğu halde tespit harici bırakıldığını, meyve bahçesi ve zeytinlik niteliğiyle üç kuşaktır, 70 yıldan beri malik sıfatıyla kullanıldığını iddia ederek payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 08/12/2006 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5682,22 m2 yüzölçümündeki bağ vasfındaki taşınmazın Demirci köyü son parsel numarası verilerek davacılar ... ve ... adına tesciline, aynı krokide (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazların 2/B uygulaması ile Hazine adına tescil edilen yer olduğundan bu taşınmazlara yönelik davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davalılar Hazine vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 20.10.2009 gün ve 2009/1268 E– 15274 K. sayılı kararında özetle: "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Şöyle ki; davaya konu taşınmazın .... köyünde yapılan genel arazi kadastrosunda çalışma alanında kabul edilerek tespit harici bırakıldığı, ancak orman kadastrosu yönünden ise, idari sınırı içinde bulunmadığı için .... köyünde yapılıp 15/07/1977 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu sırasında idari sınırı içinde bulunmadığı için çalışma alanı dışında bırakıldığı,

idari sınırları bakımından içinde yer aldığı .... köyünde yapılıp 1964 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında ise, sınırlandırılmasının yapılmadığı yani dava konusu yerin iki köy arasındaki tampon bölgede olması nedeniyle her iki köyde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda da hiç işlem yapılmadığı anlaşılmış olup, davaya konu yerin hiç orman kadastrosu yapılmamış yer olarak kabulü gerekir. Kaldı ki.

6831 sayılı Orman Kanununun 7. maddesinin 4999 sayılı Kanun ile değişik birinci fıkrası gereğince, Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu her zaman yapılabileceği gözetilerek, dava konusu taşınmazın orman niteliği ve hukuki durumunun öncesi ve fiili durumu itibarıyla duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir.

Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince, orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya

-2- 2018/417-3824

edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar-ihya olarak kabul edilemez) ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin,

kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının,

özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, yargılamanın devamı sırasında, yapılan arazi kadastrosunda, Nilüfer ilçesi, Demirci köyü 3280 ada 561 parsel sayılı taşınmaz, 5293,99 m2 yüzölçümlü olarak, belgesizden, bağ ve zeytinlik vasfı ile ....6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/117 E. sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilerek tespit edilmiştir. Asliye hukuk mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve 14.06.2011 tarihli bilirkişi krokili raporunda sarıya boyalı olarak gösterilen 5292,99 m2'lik taşınmazın son parsel numarası verilmek suretiyle 1/2'şer paylı olarak davacılar adına tapuya tesbit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/05/2012 gün ve 2012/1027 E-7363 K. sayılı kararında özetle: "Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmazlar hakkında 3280 ada 561 sayısı verilerek tespit tutanağı düzenlendiğinden 3402 sayılı Kanunun 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının kadastro mahkemesine aktarılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır." gereğine değinilmiştir.

Asliye hukuk mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir.

Kadastro mahkemesince, davanın kadastro tutanağına bağlanan kısım bakımından, 14/06/2011 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulü ile, 3280 ada 561 parsel sayılı 5293,99 m2 miktarlı taşınmazın kadastro tutanağının malik hanesinin davacılar ... ve ... adlarına 1/2 hisse ile belirlenerek doldurulmasına, yerin bu kişiler adına tesciline, dava edilen yerin kadastro tutanağına bağlanan kısımdan daha fazla olduğu anlaşılmakla; tutanağa bağlanmayan kısımlar bakımından mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Nilüfer Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın arazi kadastrosuna dahil bulunduğu.... köyünde, dava tarihinden önce 14.12.1984 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunup 01/10/1985 – 1/10/1986 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu ise 1977 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın orman sınırı olarak dahil bulunduğu Gümüştepe köyü'nde ise. 1964 yılında .... i Devlet ormanına ilişkin yapılıp kesinleşen seri usulde orman tahdidi bulunmaktadır.

Daha sonra 1744 sayılı Kanuna göre 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışması ile 3302 sayılı Kanuna göre 20.11.1987 tarihinde yapılan önceden tahdit görmüş yerlerde tahdidin aplikasyonu ve 2/B çalışması, önceden tahdid görmemiş yerlerde ise orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapılmış olup 15/06/1989 – 15/12/1989 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Bu köyde genel arazi kadastro çalışması 1973 yılında yapılıp kesinleşmiştir.

-3- 2018/417-3824

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden, 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Nilüfer Belediye Başkanlığına yükletilmesine 15/05/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/417, K. 2018/3824, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/417
Karar No
2018/3824
Tarih
15 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/417 K.2018/1528
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/418 K.2018/3988
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2018/418 K.2018/9574
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/419 K.2018/6961
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/419 K.2018/5051
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/419 K.2018/5006

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.