KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2018/4292 E., 2018/5682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (...... Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
...... istemine ilişkin olarak açılan davada ...... Asliye Hukuk (...... Mahkemesi sıfatıyla) ve ...... Asliye Hukuk (...... Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ...... istemine ilişkindir.
...... Asliye Hukuk (...... Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, davacının yetki itirazında bulunarak davanın ...... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği anlaşılmakla, davacının ...... ikametgahının "....../......", davalının yurt içi ...... adresinin "......" olduğu yapılan ...... sorgulamasından anlaşıldı. Davacının dava dilekçesindeki adresinin "......" olduğu, tarafların ...... adreslerinin "....../......" ve "......" olduğu, dosya kapsamındaki tarafların son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yerin "......" ilçesi olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
...... Asliye Hukuk (...... Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi ise ilk itirazların davalı tarafından ileri sürülmesi gerektiği, davacının ilk itirazı öne sürmesi şeklinde HMK da herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı oysaki yetkisizlik kararı verilen dosyada davacının talebi üzerine verilen adres değişikliği, ilk itiraz olarak değerlendirilmiş ise de bu değerlendirmenin yanlış olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
TMK'nın 168. maddesinde "...... veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir." hükmüne yer verilmiş olup, ...... davalarında yetki kesin değildir.
4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 160. maddesine göre, evlenmenin butlanı davasında, yetki ve yargılama usûlü bakımından ......ya ilişkin hükümler uygulanır. Aynı Kanunun 168. maddesine göre ise, ...... veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
...... davalarında yetki kesin yetki değildir. Dava, ... tarafından ...... Asliye Hukuk (...... Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde açılmış olup, davalı tarafından usûlüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazı da bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı veremeyeceği anlaşıldığından, uyuşmazlığın ...... Asliye Hukuk (...... Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/4292, K. 2018/5682, 17 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama