İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/1530 K.2019/3149

....... Taraflar arasındaki davada yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 04/12/2018 gün ve 2018/1506 - 2018/7869 E.-K. sayılı ilamıyla onama-bozma kararı verilmiş, süresi içinde davalı gerçek kişi vekili tarafından…

Esas2019/1530Karar2019/3149Tarih6 Mayıs 2019Okuma7 dk · 1.319 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2019/1530 E., 2019/3149 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.319 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

....... Taraflar arasındaki davada yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 04/12/2018 gün ve 2018/1506 - 2018/7869 E.-K. sayılı ilamıyla onama-bozma kararı verilmiş, süresi içinde davalı gerçek kişi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Yönetimi, 20.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile ....... parsel)sayılı 271 m2 yüzölçümlü zeytinlik, kestanelik niteliğindeki taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi ve eylemli durumu itibarıyla da orman olduğu iddiasıyla, davalı adına olan tapu kaydının iptali, orman niteliğiyle Hazine adına tescili, şerhlerin silinmesi, elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmış, sonradan 09.10.2014 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinden vazgeçerek kal talep etmiştir

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) işaretli 114,987 m2 bölümü için davanın reddine, (B) işaretli 156,171 m2 kısmın kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 04/12/2018 gün ve 2018/1506 - 2018/7869 sayılı E-K sayılı kararıyla [ Dava tapu iptali ve tescil ile kal istemlerine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.06.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 25.07.1990 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 10.05.1963 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu vardır. 1-Davalı ...'in temyiz itirazları bakımından.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmaya göre, çekişmeli taşınmazın (B) işaretli bölümünün kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı anlaşıldığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın (B) bölümünün tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı ... Yönetimin temyiz itirazları bakımından; davacı ... Yönetimi dava dilekçesi ile tapu kaydının iptali ile davalının taşınmaza olan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; ıslah dilekçesi ile elatmanın önlenmesi talebinden vazgeçerek taşınmazın üzerinde bulunan binanin kaline karar verilmesini istemiştir, buna rağmen mahkemece hüküm kurulurken davacının ıslah dilekçesinde talep ettiği kal talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmediği ve hükmün Orman Yönetimi tarafından kal talebi ile ilgili hüküm kurulmadığı gerekçesi ile temyiz edildiği anlaşıldığından Orman Yönetimin temyiz

.......

itirazlarının kabulü ile hükmün kal talebi ile ilgili bir karar verilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ:1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün taşınmazın (B) kısmına yönelik verilen tapu iptali ve tescil kararı bakımından ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına,

2)İkinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kal talebi ile ilgili karar verilmek üzere BOZULMASINA] karar verilmiştir.

Bu kere davalı gerçek kişi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. karar düzeltme itirazları yönünden yapılan incelemede;

Davacı ... Yönetimi çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gibi eylemli durumunda da orman sayılan yer olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.

Mahkemece getirtilen belgelerden yörede 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, bu çalışmadan sonra 17.06.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 25.07.1990 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 10.05.1963 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu bulunduğu anlaşılmaktadır.

Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın (A) rumuzu ile gösterilen 114,987 m2'lik kısmının orman sınırları dışında, (B) rumuzu ile belirlenen 156,171 m2’lik kısmın kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu bildirilmiştir.

Ancak bilirkişi keşif sonucu yaptığı uygulamasında da, Dairemizin iade kararı üzerine getirtilen belgelerin uygulamasında da 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahditine dair çalışma tutanakları ile orman tahdit haritasını uygulamamış, sonraki tarihli aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritaları uygulamıştır.

Halbuki bir yerin kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı iddiasına dayanan uyuşmazlıklarda uyuşmazlığın kesinleşmiş tahdite ait tüm tutanaklar ile haritalarının yöntemince uygulanması ve haritalar ve tutanaklar arasında uyum bulunduğunun ve zemine yöntemince uygulandıktan sonra taşınmazın kısmen veya tamamen kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Kaldı ki taşınmazın eylemli durumunda da orman olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

Bilindiği üzere orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde, çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınıp alınmadığı, diğer bir ifadeyle orman kadastrosunda taşınmaz hakkında işlem yapılıp yapılmadığı, orman kadastrosuna dair çalışma tutanaklarının ve kesinleşen orman kadastro haritalarının yöntemine uygun şekilde incelenmesi ve uygulanması ile belirlenir.

O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için; dava konusu yerde yapılan tüm orman tahdit ve orman kadastro çalışmalarına (2/B madde uygulaması, aplikasyon, düzeltme çalışmaları dahil olmak üzere) dair işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma, sonuçların askı ilanı ve orman kadastro haritaları, 2/B haritaları, aplikasyon haritalarının orijinal renkli örneklerinin eksiksiz olarak, okunaklı ve denetlenebilir olmasına özen gösterilerek Orman Yönetiminden; en eski tarihli hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve varsa amenajman planı getirtilerek,

dosyasına eklenmeli, önceki bilirkişiler dışında halen....... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve jeodezi ve fotogrametri uzman bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte.

3116 sayılı Kanuna göre yapılmış olan orman tahditi ve sonraki tarihlerde yapılan aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması ile 3302 sayılı kanunla değişik 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğe göre hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna

......

göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır...” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı dokuzuncu bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu,

aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 10-15 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, aynı esaslarla aplikasyon tutanak ve haritası uygulanmalı; bulunan ilk orman tahdit hattı ile aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile belirlenen orman sınır hatları, sözü edilen haritaların ölçekleri eşitlenerek,

çekişmeli taşınmazın ilk orman tahdit haritası ve 1982 yılı aplikasyon, 1744 sayılı kanunla değişik 2. madde uygulaması ve 3302 sayılı kanunla değişik 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu,

1944 yılı orman kadastro tutanaklarında belirlenen açı ve mesafeleri (açı ve mesafe hesap yöntemi gerekirse krokisinde işaretlenerek) içerecek biçimde orman sınır noktalarıyla birlikte gösteren ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,

ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ya da 1944 yılına en yakın tarihte düzenlenmiş hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara (tutanaktaki mevki ve yer isimleriyle, açı ve mesafelere göre belirlenen hatta) değer verileceği düşünülerek, yine oluşacak sonuca göre kal talebi hakkında bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulmalıdır.

Açıklanan nedenlerle hükmün tamamının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile (B) harfiyle gösterilen bölüm yönünden onanmasına karar verildiği anlaşılmakla davalı gerçek kişinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 04/12/2018 gün ve 2018/1506 - 2018/7869 E-K sayılı onamaya dair kararın kaldırılarak hükmün tüm yönlerden bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 04/12/2018 gün ve 2018/1506 - 2018/7869 E-K sayılı onama- bozma kararının KALDIRILARAK yerel mahkemenin 08/07/2015 tarihli ve 2013/661-2015/283 E-K sayılı kararının tüm yönlerden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 06/05/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1530, K. 2019/3149, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1530
Karar No
2019/3149
Tarih
6 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/1530 K.2019/9616
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/1530 K.2019/6854
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1530 K.2019/4581
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/1531 K.2019/8448
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/1531 K.2019/6855
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1531 K.2019/8916

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.