İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/3080 K.2020/266

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2019/3080Karar2020/266Tarih22 Ocak 2020Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2019/3080 E., 2020/266 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... 20/07/2011 havale tarihli dava dilekçesiyle; maliki olduğu...... sayılı taşınmazı Hazineden ihale yolu ile satın aldığını, satın aldıktan sonra yine Hazine tarafından mera olduğundan bahisle açılan dava sonucunda tapu miktarında azalma meydana geldiğini ve bu kısmın mera olarak kayıtlı bulunan ..... köyü 177 sayılı parsele eklendiğini, bedelini ödeyerek aldığı taşınmazın kısmen elinden çıkması nedeniyle bu kısım için ödediği değerin güncellenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Daha sonra 13/06/2016 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini toplamda 73.469,49 TL’ye yükseltmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 73.469,49 TL'nin 9.000,00 TL'sine dava tarihi olan 20/07/2011 tarihinden, 64.469,49 TL'sine ıslah tarihi olan 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat isteğine ilişkindir.

Tazminat istemine dayanak ..... köyü, 143 parsel sayılı 398.750 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 20.06.1995'te kesinleşen mahkeme kararına istinaden, hali niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş iken, 02.11.1999 tarihinde ihale yolu ile yapılan satış sonucu tamamı davacı adına tescil edilmiş, 07.11.2007 tarihinde tapu kaydına 3402 sayılı Kanunun 41. maddesine göre düzeltme yapılacağına ilişkin şerh konulmuş ve 09.06.2008 tarihinde davacı tapudaki 149/398 hissesini dava dışı .....’a satmış olup,

Hazine tarafından komşu ...... köyü 177 sayılı mera parseline ilişkin olarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre 143 parsel lehine olacak şekilde yapılan düzeltme işleminin kaldırılması istemiyle açılan dava nedeniyle .......

Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/05/2008 tarih ve 2007/494 - 2008/157 E.K. sayılı kararı ile her iki parsel sınırları içerisinde bulunan mükerrer alan olduğu, kadastro müdürlüğünce bu durumun 41. madde anlamında 143 parsel lehine olacak şekilde düzeltildiği ancak mükerrer bulunan alan yönünden 177 sayılı parselin kadastrosunun 1975 yılında, 143 parselin kadastrosunun da 1995 yılında kesinleşmesi karşısında ikinci yapılan kadastronun yolsuz olduğunun anlaşılacağı ve bu kısmın mera niteliği taşıdığı gerekçesiyle 177 sayılı parsele ilişkin olarak 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltmenin kaldırılmasına karar verilmiş,

verilen bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 24/02/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dosyada davacı ... davasını 20/07/2011 tarihinde açmıştır.

4721 sayılı Türk Medenî Kanununun “Sorumluluk” kenar başlığını taşıyan 1007. maddesi. “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.” hükmünü içermektedir. Burada Devlete yüklenen sorumluluk kusursuz sorumluluktur.

Maddede yer alan kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve ayni hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır çünkü sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür. Dayanaksız ya da hukuksal duruma uymayan kayıtlar düzenlemek, taşınmazın niteliğinde yanlışlıklar yapmak da aynı kapsamdadır.

Bundan başka, tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak, birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, kadastro kayıtlarından kaynaklanan hatalardan da TMK'nın 1007. maddesi anlamında Devlet sorumludur. Zira, kesinleşen kadastro işlemi sonrasında, bu işlem esas alınarak tapu sicili oluşturulmaktadır. Bu itibarla, tapu sicili kavramı geniş anlamda kadastro işlemlerini de kapsamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; tazminat isteğine dayanak çekişmeli .....parsel ile komşu ...... mera parseli sınırları içinde 18.632,54 m2'lik mükerrer alanın bulunduğu, kadastro müdürlüğü tarafından 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi anlamında 177 sayılı parsele ilişkin olarak mükerrer bulunan bu alanın 143 sayılı parsel lehine olacak şekilde düzeltilmesi üzerine Hazine tarafından düzeltme işleminin iptaline yönelik dava açıldığı ve 24.02.2009'da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararı ile düzeltme işleminin iptaline karar verildiği,

her ne kadar bu karar 143 sayılı parsel yönünden henüz tapuda infaz edilmemiş ve 143 sayılı parsel halen 398.750 m2 yüzölçümü ile tapuda kayıtlı ise de verilen karar gereği davacının parselinin yüzölçümünün 18.632,54 m2 kadar azalacağı ve bu noktada davacının düzeltme işleminin iptaline ilişkin dava açma olanağının bulunmadığı gözetildiğinde davacının zararının doğacağı ve davacıya ait parselin yüzölçümünün kadastro sırasında fazla miktarlı olarak tespit edilip, bu haliyle tapuya tescil edilmesi karşısında bu zararın tazminini TMK'nın 1007. maddesi uyarınca ....... isteyebileceğinin kabulü gerekir.

Zira, az yukarıda da belirtildiği gibi tapu sicili kavramı geniş anlamda kadastro işlemlerini de kapsamaktadır. (HGK'nın 18.11.2009 gün ve 2009/4-383 - 2009/517 ve 16.06.2010 gün ve 2010/4-349 - 2010/318 sayılı kararları da bu yöndedir) Ayrıca zarar, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin kesinleşmesi ile doğacağından, zarar hesabı 41. madde uygulamasının kesinleştiği 24.02.2009 tarihine göre yapılmalıdır.

Ne var ki; hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın arazi niteliğinde bulunduğu belirtilerek zirai gelir yöntemiyle dava tarihi olan 2011 yılındaki değeri belirlenmiştir. Dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazın arazi niteliğinde olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, gerçek zararın, düzeltme işleminin kesinleşme günündeki net gelir metoduna göre hesaplanması zorunlu iken, mahkemece dava tarihindeki veriler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre hüküm kurulması doğru değildir.

O halde, öncelikle çekişmeli 143 sayılı parselin yüzölçümünün düzeltilmesi işleminin tapu kaydına yansıması sağlanmalı ve akabinde çekişmeli taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan 24.02.2009 tarihi itibariyle çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmi verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtildikten sonra konunun uzmanı bilirkişilerden yeniden oluşturulacak kurul vasıtasıyla keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanına uzaklığı, iklim şartları, toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek,

taşınmaz üzerinde meyve ağaçları varsa ağaçların cinsleri de dikkate alınmak suretiyle elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılıp net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihi olan düzeltme işleminin kesinleştiği tarihteki (24.02.2009) gerçek değerinin hesaplattırılması, taşınmazın varsa

mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre tespit ettirilmesi, bu şekilde taşınmazın zemin değeri, var ise üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri esas alınarak ve dava tarihi itibariyle davacının taşınmazda 249/398 pay sahibi olduğu da gözetilerek payına isabet eden gerçek zararının saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yetersiz bilirkişi raporuna dayalı verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22/01/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/3080, K. 2020/266, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3080
Karar No
2020/266
Tarih
22 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/3081 K.2020/1194
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/3081 K.2020/2
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/3082 K.2020/16
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/3083 K.2020/1828
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/3084 K.2020/59
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/3085 K.2020/1190

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.