KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2019/3578 E., 2019/5800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Kısıtlı hakkında vesayet hukukuna ilişkin olarak açılan davada.....Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verildiğinden ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükümlü ..., kendisine vasi atanmasını talep etmiştir.
....Mahkemesince hükümlünün MERNİS adresinin ... olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
....Mahkemesince hükümlünün cezaevine girmeden önceki adresinin ... olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 411. maddesine göre, “Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. “Aynı Kanunun 19/1. maddesi uyarınca “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Aynı Kanunun 22/1. maddesi uyarınca da “Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir".
Dosyanın incelenmesinden, kısıtlının daha önce ...Mahkemesinin 11.01.2013 tarih 2013/39 Esas - 2013/46 Karar sayılı ilamı ile vesayet altına alındığı ve vesayetin bu mahkemece takip edildiği, hükümlünün hapis halinin sona ermemesi nedeniyle kısıtlılık durumunun halen devam ettiği anlaşıldığına göre vasinin değiştirilmesi niteliğindeki kısıtlının talebi ile ilgili karar vermekte eldeki dosyada bu mahkemece verilmiş bir yetkisizlik kararı olmasa da... Mahkemesi yetkilidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/3578, K. 2019/5800, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama