İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/368 K.2019/2259

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 02/04/2019 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ve duruşma talebinde bulunan…

Esas2019/368Karar2019/2259Tarih2 Nisan 2019Okuma13 dk · 2.542 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2019/368 E., 2019/2259 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2019
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.542 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 02/04/2019 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ve duruşma talebinde bulunan gelmedi, karşı taraftan davacı Hazine vekili Av....geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında ... köyü 121 ada 56 parsel sayılı 17.052,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iki katlı kerpiç ev, ahır ve tarla niteliği ile ..., 121 ada 105 parsel sayılı 15.993,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ..., 117 ada 11 parsel sayılı 2.358,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iki katlı kerpiç ev, ahır ve bahçe niteliği ile ...,

121 ada 61 parsel sayılı 15.011,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ..., 129 ada 3 parsel 35.648,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ...ve ortakları adlarına, 121 ada 52 parsel sayılı 20.819,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iki katlı kerpiç ev, ahır ve tarla niteliği ile ..., 132 ada 11 parsel sayılı 25.475,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1937 tarih 286 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak ..., 132 ada 38,

117 ada 10 parsel sayılı sırasıyla 14.270,31 m2 - 2.678,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., 132 ada 28 parsel sayılı 28.776,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 286 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak ..., 121 ada 85 parsel sayılı 21.867,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ..., 121 ada 47 parsel sayılı 8.901,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ...; çekişmeli taşınmazların kök miras bırakan ... ’dan kaldığı, ... mirasçıları arasında paylaşım yapılmadığı, üvey anneleri olan ...’nın, ... ...’nun kızı olduğu,...’nın ... Noterliğinde düzenlenen 22.06.1976 gün 621 sayılı vasiyetname ile ... ...’dan intikal eden miras paylarını ... ve ...’ya bıraktığı, sulh hukuk mahkemesinin 1989/11-1992/27 E.K. sayılı kararı ile vasiyetnamenin geçerliliğine karar verildiği, böylelikle mansup mirasçı olduğundan, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek kök miras bırakan ... ... mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.

...; aynı yöndeki istemle, Hazine de, 121 ada 47, 52, 85 ve 132 ada 11 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. ... ve ..., 129 ada 3 parsele ilişkin davalarından feragat etmişlerdir. 129 ada 3 parsele ilişkin dava H.Y.U.Y.’nın 46. maddesi uyarınca temyize konu dosyadan ayrılmıştır.

Mahkemece, davacı ... ve katılan davacı ...’nın iddialarını ispatlayamadıkları, ... ...’nun ölümünden sonra mirasçıları arasında paylaşım yapıldığı, ...’ya köy içinde Köprü mevkiinde bir bahçe, ... mevkiinde bir tarla, Dere mevkiinde iki tarla, İnceoluk ve ... mevkilerinde tarla verildiği, ...’nın kendisine düşen yerleri ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.1992 gün 1989/11-1992/27 E.K. sayılı kararında belirtildiği üzere 22.06.1976 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetname ile ... ve ...’ya bıraktığı, ... ve ...’nın da kadastro sırasında vasiyetname ile bırakılan yerleri kendi adlarına tespit ettirdikleri, ... ve ...’nın aynı yöndeki istemle davalıların babaları olan ...ve diğerlerini taraf göstererek açtıkları elatmanın önlenmesi davasının ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.02.1988 gün 1988/4-1989/21 E.K. sayılı ilamı ile reddedilerek 18.11.1989 tarihinde kesinleştiği, bu dosyanın temyize konu dosya yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesi ile ... ve ...’nın davalarının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 117 ada 10, 11, 121 ada 56, 61, 105, 132 ada 28 ve 38 parsellerin tespit gibi tapuya tesciline, 121 ada 47, 52, 85, 132 ada 11 parsellerin kadastro tespitlerinin iptal edilerek 121 ada 52 parselin tamamının, 121 ada 47 parselin fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen bölümünün ... niteliği ile,

121 ada 85 parselin (B) ile , 132 ada 11 parselin (C) ile işaretlenen kesimlerinin ham toprak ve taşlık niteliği ile Hazine adına, 121 ada 47, 85 ve 132 ada 11 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerinin tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı, ve katılan davacılar tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2007/9598-11775 E.K. sayılı kararıyla “1- Katılan davacı Hazinenin temyiz itirazları bakımından;

incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 121 ada 47 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.11.2006 havale tarihli raporda (B) ile işaretlenen 7.400,20 m2 yüzölçümlü bölümünün, 121 ada 85 parselin fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07.10.2006 tarihli krokili raporda (A) ile işaretlenen 20.890,38 m2,

132 ada 11 parsel sayılı taşınmazın (A) ile işaretlenen 23.039,09 m2 yüzölçümlü kesimlerinin uzman ... bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada ... sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden oldukları anlaşıldığından Hazinenin bu yerlere yönelik temyiz itirazlarının reddine,

2- Davacı ... ve katılan davacı ...’nın temyiz itirazlarına gelince.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 121 ada 47 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.11.2006 havale tarihli raporda (A) ile işaretlenen 1.501,37 m2 yüzölçümlü bölümünün, 121 ada 52 parsel sayılı taşınmazın tamamının uzman ... bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada ... sayılan yerlerden oldukları , 121 ada 85 parselin fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07.10.2006 tarihli krokili raporda (B) ile işaretlenen 977,10 m2,

132 ada 11 parsel sayılı taşınmazın (C) ile işaretlenen 2.436,65 m2 yüzölçümlü kesimlerinin zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden oldukları anlaşıldığından bu yerlere yönelik açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu yerlere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına,

3- Davacı ... ve katılan davacı ...’nın 121 ada 47 parselin (B), 121 ada 85 ve 132 ada 11 parselin (A) ile işaretlenen kesimlerine, 117 ada 10, 11, 132 ada 28, 38, 121 ada 56, 61 ve 105 parsel sayılı taşınmazların tamamına yönelik temyiz itirazlarına gelince; ... ve ...; 22.6.1976 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetname ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.5.1992 gün 1989/11-1992/27 E.K. sayılı kararı uyarınca davalıların miras bırakanı olan ... ...’nun çocuklarından ...’nın mansup mirasçılarıdır. Bu sebeple çekişmeli taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığını iddia etmişlerdir. Ne var ki;

mahkemece, paylaşım konusunda usulüne uygun araştırma yapılıp delil toplanmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık paylaşım yapılıp yapılmadığı, bu paylaşımın tespit tarihine kadar hukuki değerini koruyup korumadığına ilişkindir. Mahkemece; ... ...’nun ölümünden sonra mirasçıları arasında paylaşım yapıldığ...’ya ... Köprü mevkiinde bir bahçe, ... mevkiinde bir tarla, Dere mevkiinde iki tarla, İnceoluk ve ... mevkilerinde tarla verildiği, ...nın kendisine düşen yerleri ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.1992 gün 1989/11-1992/27 E.K. sayılı kararında belirtildiği üzere 22.06.1976 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetname ile üvey çocukları ... ve ...’ya bıraktığı, ... ve ...’nın da kadastro sırasında vasiyetname ile bırakılan yerleri kendi adlarına tespit ettirdikleri, ... ve ...’nın aynı yöndeki istemle davalıların babaları olan ...ve diğerlerini taraf göstererek açtıkları elatmanın önlenmesi davasının ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.02.1988 gün 1988/4-1989/21 E.K. sayılı ilamı ile reddedilerek 18.11.1989 tarihinde kesinleştiği, bu dosyanın temyize konu dosya yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesi ile ... ve ...’nın davalarının davanın reddine karar verilmiş ise de, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin1988/4-1989/21 E.K. sayılı kararına yasal dayanak oluşturan ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/44 - 1986/65 E.K. sayılı dava dosyası temyize konu dosya arasına getirtilmemiş, her iki dosyada hüküm altına alınan yerler ile temyize konu yerlerin aynı yerler olup olmadıkları belirlenmemiş, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerden Kadir ... ve ... ... ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/4-1989/21 E.K. sayılı dava dosyasının nerelere ilişkin olduğunu bilmediklerini açıkladıkları, diğer yerel bilirkişi ...’de soyut olarak davalı yerlere ilişkin olduğunu ifade ettiği halde mahkemece bir yerel bilirkişinin soyut beyanına itibar edilmiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/44 -1986/65 E.K..

1988/4-1989/21 E.K. sayılı dava dosyalarındaki dava dilekçeleri tek tek zemine uygulanarak her iki dosyada dava edilen yerler ile temyize konu dosyada dava edilen yerlerin aynı olup olmadıkları belirlenmemiştir. Kaldı ki; keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ...ve...taksim yapılıp yapılmadığını bilmediklerini açıklamışlar, yerel bilirkişi ... ... ile 2 tane davacı tanığı ile davalı tanıklarından ...; ... ... mirasçıları arasında paylaşım yapılmadığını bildirmişlerdir.

Mahkemece davalıların tanıkları ...ve ... ’un paylaşım yapıldığı yönündeki beyanlarına değer verilmiş ise de adı geçen tanıkların beyanları birbirinden farklı olduğu gibi mahkemece de bu tanıkların beyanlarının neden diğer tanık ve yerel bilirkişi anlatımlarına üstün tutulduğu açıklanmamış, paylaşım sonucu ...’ya kaldığı belirtilen Köy içinde Köprü mevkiinde bir bahçe, ... mevkiinde bir tarla, Dere mevkiinde iki tarla, İnceoluk ve ... mevkilerindeki tarlaların nereleri olduğu ada ve parsel numarası ile belirlenmemiş, tutanak ve tapu kayıtları dosya arasına getirtilmemiştir.

Bu durumda mahkemece tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanmaksızın ve tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeksizin ve her bir taşınmazın durumu ayrı ayrı değerlendirilmeksizin ve her parselle ilgili bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuştur.

O halde, öncelikle dosya arasında bulunmayan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/44 - 1986/65 E.K. sayılı dava dosyası bulunduğu yerden getirtilmeli, yapılacak keşifte, dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... ...’dan kaldığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi anlatımı, tanık beyanları ve fen bilirkişi yardımıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/44 -1986/65 E.K..

1988/4-1989/21 E.K. sayılı dava dosyalarındaki dava dilekçeleri tek tek zemine uygulanarak her iki dosyada dava edilen yerler ile temyize konu dosyada dava edilen yerlerin aynı olup olmadıkları belirlenmeli, davacı ve katılan davacı kişiler paylaşımın yapılmadığını, davalı taraflar da yapıldığını iddia ettiklerine göre, paylaşıma dayanan kişiler paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma tüm paydaşların veya yetkili temsilcilerin katıldıklarını, paylaşım sırasında paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini,

3402 sayılı Kanunun bölgede uygulandığı tarihe kadar başka deyişle kadastro tespit tarihine kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğundan, 3402 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile

kanıtlanabileceğinden, paylaşıma dayanan taraftan bu konuya ilişkin deliller sorulmalı; paylaşım yapılmışsa paylaşımın yapılmadığını iddia eden davacı ve katılan davacı kişilerin dava konusu taşınmazlardaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve bunların kim ya da kimler adına, hangi parsel numarası ile tespit edildikleri araştırılmalı; gerektiğinde o taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilip incelenmeli ve uzun süreli kullanmanın paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli;

paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı gözönünde tutularak toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne - kısmen reddine, davacı ... ve ...'nın davasının reddine, ... ili, ... ilçesi, ... köyü 132 ada 28 numaralı parselin kadastro tespitinin iptaline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü 121 ada 47 nolu parselden ayrılıp (B1) harfi ile gösterilen 3876,54 m2'lik kısım ile 132 ada 28 nolu parselden ayrılıp (A) harfi ile gösterilen 2938,90 m2'lik ve yine aynı parselden ayrılıp (B) harfi ile gösterilen 12405, 50 m2'lik kısımlara bulundukları adanın en son parsel numaraları verilerek Devlet ormanı vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine,

... ili, ... ilçesi, ... köyü 132 ada 38 nolu parsel, 117 ada 10 parsel, 117 ada 11 parsel, 121 ada 61 parsel, 121 ada 105 parsel, 121 ada 56 parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 121 ada 85 nolu parselin fen bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen 20890.38 m2. (bozmadan önce verilen kararda fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 20890.38 m2) lik kısmın ... ilçesi, ... köyü 121 ada 85 nolu parsel olarak davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü,

132 ada 11 nolu parselin fen bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen 23039.29 m2 (bozmadan önce verilen kararda fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 23039.09 m2) lik kısmın ... ilçesi, ... köyü 132 ada 11 nolu parsel olarak davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 132 ada 28 nolu parselden ayrılıp (C) harfi ile gösterilen 13432,31 m2'lik kısmın ... ilçesi, ... köyü 132 ada 28 nolu parsel olarak davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 121 ada 47 nolu parselden ayrılıp (B2) harfi ile gösterilen 3523,66 m2'lik kısmın ... ilçesi,

... köyü 121 ada 47 nolu parsel olarak davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ... kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılmıştır.

Her ne kadar mahkemece 121 ada 47 parsel sayılı taşınmazın (B1) ile gösterilen bölümü ile 132 ada 28 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerinin ... vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline,

diğer çekişmeli taşınmazların ise tepit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş ise de Hazinenin 132 ada 28 parsele yönelik açılmış bir davasının olmadığı ve önceki hükümde 121 ada 47 parsel sayılı taşınmazın şahıslar adına tesciline karar verilen bölümüleri yönünden ise Hazinenin temyiz talebinin reddedildiği ve bu hususun Hazine vekili tarafından dosyaya sunulan 02/12/2013 havale tarihli dilekçede de belirtildiği dikkate alınmadan mezkur taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiş,

yine mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma kararının gereği yerine getirilmeden ve çekişmeli taşınmazların ... ...'dan kalıp kalmadığı, ... ...'dan intikal eden taşınmazlar hakkında paylaşım yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise paylaşımın geçerli olup olmadığı ve bozulup bozulmadığı, çekişmeli taşınmazların Havva ... tarafından düzenlenen vasiyetname ve diğer sözleşmeler ile ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/44 ve 1988/4 Esas sayılı dosyalarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.

O halde mahkemece davacı Hazinenin 132 ada 28 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılmış bir davasının bulunmadığı gibi bu taşınmaz yönünden açılan davaya katılımının da bulunmadığı ve bu sebeple talep aşılarak 28 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilemeyeceği gözönüne alınmalı,

yine 121 ada 47 paersel sayılı taşınmazın 18/11/2006 tarihli ... bilirkişi raporu ekindeki memleket haritasında açık alanda kaldığı belirlenerek Hazinenin davasının reddi ile davalı gerçek kişiler adına tespitine karar verilen 7400,20 m2'lik bölümü hakkında Hazinenin temyiz itirazlarnın reddine karar verildiği ve bölüm hakkında bozma kararına uyularak davacılar ve davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu ve fakat buna rağmen mahkemece bu bölüm içersinde kalan (B1) ile gösterilen bölümün yeniden Hazine adına tesciline dair hüküm kurulamayacağı gözetilmeli ve Hazinenin davası hakkında evvelce verilen karar Dairemiz denetiminden geçerek

kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da belirtildiği üzere, taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte ... ...'nun ve Havva ...'nun ölüm tarihleri de dikkate alınarak çekişmeli taşınmazların kök muris ... ...'dan kalıp kalmadığı ve terekeye ait olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların ... ...'dan kaldığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi anlatımı, tanık beyanları ve fen bilirkişi yardımıyla ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/44 -1986/65 E.K..

1988/4-1989/21 E.K. sayılı dava dosyalarındaki dava dilekçeleri ile Havva ... tarafından düzenlenen vasiyetnamede belirlenen taşınmazlar ile dosya arasında bulunan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ve ölünceye kadar bakma vaadi sözleşmeleri tek tek zemine uygulanarak her iki dosyada dava edilen yerler ile mezkur sözleşmeler ve vasiyetname ile temyize konu dosyada dava edilen yerlerin aynı olup olmadıkları belirlenmeli ve bu husus fen bilirkişi aracılığıyla denetime elverişli kroki ye atarılmak suretiyle açıklattırılmalı, davacı ve katılan davacı kişiler paylaşımın yapılmadığını, davalı taraflar da yapıldığını iddia ettiklerine göre,

paylaşıma dayanan kişiler paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma tüm paydaşların veya yetkili temsilcilerin katıldıklarını, paylaşım sırasında paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini, 3402 sayılı Kanunun bölgede uygulandığı tarihe kadar başka deyişle kadastro tespit tarihine kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğundan, 3402 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceğinden, paylaşıma dayanan taraftan bu konuya ilişkin deliller sorulmalı;

paylaşım yapılmışsa paylaşımın yapılmadığını iddia eden davacı ve katılan davacı kişilerin dava konusu taşınmazlardaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve bunların kim ya da kimler adına, hangi parsel numarası ile tespit edildikleri araştırılmalı;

gerektiğinde o taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilip incelenmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı ve uzun süreli kullanmanın paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşım yapıldığının belirlenmesi halinde paylaşıma konu taşınmazlardan Hazine adına tespit edilen taşınmaz bulunması halinde paylaşımın bozulduğu da gözönüne alınarak toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... vekili ve davacı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/04/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/368, K. 2019/2259, 2 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/368
Karar No
2019/2259
Tarih
2 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/368 K.2019/1729
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/368 K.2019/1665
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/368 K.2019/2302
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/368 K.2019/3915
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/369 K.2019/2001
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/369 K.2019/3115

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.