KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2019/4603 E., 2020/224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının ana taşınmazın B blok 1 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, arsa paylarının orantılı tahsis edilmediğini ve bu haliyle hatalı bir şekilde tapuya tescil edildiğini bildirerek; bağımsız bölümlerin gerçek arsa paylarının belirlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2017/3435 E.- 2019/1342 K. ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, verilen bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava anataşınmazda bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının yeniden belirlenmesi ve tescili istemine ilişkindir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3. maddesinde; kat mülkiyeti veya kat irtifakının, bu mülkiyete konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilme halinde is, bu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulacağı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibinin arsa payının düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hükme bağlanmıştır.
Arsa payı düzenlemesinin yeniden yapılabilmesinin ilk şartı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oransız olarak belirlenmiş olmasıdır. Bu hususa dayalı istemlerde mahkeme tüm kanıtları değerlendirerek bağımsız bölümün değeri ile bölüme özgülenen arsa payını karşılaştırıp denklik sağlamaya çalışmalıdır.
Söz konusu işlem yapılırken de, bağımsız bölümlerin cinsi, bulunduğu kat, alanı, ısınma sistemi, aydınlanması, mimari kullanımı ve konumu, cephesi ve manzarası gibi hususlar değerlendirme için esas alınır; değerlendirmeye esas alınacak tarihten sonraki imar durumu ile cins ve manzara değişiklikleri, bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle meydana gelen değer artış ve eksilmeleri dikkate alınmaz.
Somut olayda mahkemece her ne kadar anataşınmazın kat mülkiyetine 20 sene evvel geçtiği, aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve açılan davanın 6306 sayılı Kanun çıktıktan sonra kötüniyetle açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının maliki olduğu bağımsız bölümü 19/04/2017 tarihinde edindiği gözönüne alınarak arsa paylarının tekrar düzenlenmesi için haklı nedenler var ise bu yönde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda arsa paylarının belirlenmesinde esas alınacak olan bağımsız bölümlerin kat irtifakı yahut kat mülkiyeti kurulduğu tarihteki
değerlerini olumlu veya olumsuz etkileyen tüm unsurların incelenip irdelenmesi için bilirkişi kurulundan yeniden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi tüm bu nedenlerle doğru görülmemiştir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/4603, K. 2020/224, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama