KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2019/5253 E., 2019/7164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Devre mülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olarak açılan davada .... 1. Asliye Hukuk (Tüketici mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi ile ... 4. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taraflar arasında düzenlenen devre mülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
.... 4. Tüketici Mahkemesince, davacı taraf davası ile ödediği bedelin iadesini talep ettiğinden muhtemel yargılama sonunda davacı adına olan tapu kaydının da iptalinin gerekip gerekmediği de yargılama konusu olacağından HMK'nın 12. maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğine ilişkin "kesin yetki" kuralının bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
... 1. Asliye Hukuk (Tüketici mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince ise davalı tarafça yasal süresinde ve yöntemine uygun şekilde yapılmış yetkisizlik itirazının bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Devre mülk hakkı Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir haktır. Mevcut uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinde görülmesi için davaya konu sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi gerekli olmayıp, şekil şartına uyulup uyulmadığı hususunun tüketici mahkemesince tartışılarak bir karara varılması gerektiğinden, 6502 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/5. maddesinde tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerinin bağlı bulunduğu mahkemelerde de açılabileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının yerleşim yerinin “...." olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, .... 4. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/5253, K. 2019/7164, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama