İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/2834 K.2020/2796

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2020/2834Karar2020/2796Tarih9 Eylül 2020Okuma7 dk · 1.363 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2020/2834 E., 2020/2796 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.363 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde; mevkii ve sınırlarını açıkladığı yaklaşık 300 dönümlük tarlanın 30 yılı aşkın bir süreden beri vekil edenlerinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak TMK'nın 713. maddesi gereğince vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile teknik bilirkişinin 18.7.2010 tarihli ek raporuna ekli krokide (C), (D), (E), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin sırasıyla davacı ..., ..., ... (E+F’nin) ve ... adlarına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine 8. Hukuk Dairesinin 20.01.2012 gün ve 2011/4154 E. - 2012/212 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "...mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davada taraf teşkili sağlanamadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Kabulüne karar verilen ve teknik bilirkişi ... ve arkadaşının 18.7.2010 tarihli rapor ve krokilerinde (C), (D), (E), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin Birlik köyü sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından öncelikle TMK'nın 713/2. maddesi gereğince davanın Birlik Köyütüzel Kişiliğine yöneltilmesi, davaya katıldıkları taktirde tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra davanın yürütülmesi gerekmektedir.

Dava koşulu kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur. Davaya katılan asli müdahil davacı ..., katılma dilekçesi vermiş olmakla birlikte gerekli harcı yatırmadığı saptanmıştır.

Bu nedenle asli müdahil davacının davasının harçsız görülmesi mümkün bulunmadığından gerekli başvuru ve nispi peşin harcın alınması konusunda asli müdahil davacıya süre ve imkan tanınması, gerekli harçlar tamamlandıktan sonra asli müdahil davacının durumunun değerlendirilmesi düşünülmelidir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazların davacıların babalarından kendilerine kaldığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişiler tarafından ifade edilmiş olup, ancak intikal şekli konusunda herhangi bir beyanda bulunmadıkları anlaşılmıştır. Bu nedenle taşınmazların davacıların babalarından ne şekilde davacılara intikal ettiği konusu üzerinde durulması, babalarının sağ veya ölü olup olmadığının anlaşılması için babalarına ait nüfus aile kayıt tablosunun getirtilerek dosya arasına konulması, şayet babaları ölmüş ise TMK'nın 701 ve 702. maddesi gereğince dava koşulunun gözönünde bulundurulması ve buna göre değerlendirme yapılması gerekir.

Bundan ayrı, teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle kabulüne karar verilen taşınmaz bölümlerinin hangi tarihte ve ne niteliğiyle tespit dışı bırakıldıklarının kadastro müdürlüğünden, aynı şekilde teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek çifte tapunun önlenmesi açısından kabulüne karar verilen taşınmaz bölümlerinin tapuda kayıtlı olup olmadığının tapu müdürlüğünden sorulması, teknik bilirkişilerin ek rapor ve krokileri esas alınmak suretiyle TMK'nın 713/4 ve 5. fıkralarına uygun bir biçimde yerel ve gazete ilanlarının yapılması, son ilan tarihinden itibaren üç aylık yasal sürenin beklenilmesi, itiraz yoluyla katılmak isteyenlerin durumlarının değerlendirilmesi gerekir.

Öte yandan, zilyetlik maddi olaylardan olup, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/1. fıkrası uyarınca yerel bilirkişi ve tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Sadece üç yerel bilirkişinin dinlenilmesiyle yetinilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda süre ve imkan tanınmadığı gibi, 22.07.2009 günlü yargılama oturumu ara kararıyla belirlenen, keşif günü bakımından tanıkların ne şekilde dinleneceği ve keşif yerinde hazır bulundurulacağı konusunda herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.

Bu nedenle, öncelikle tarafların tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nın 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacıların babalarından kendilerine kaldığı gözetilerek babaları ile kendileri ve babaları ölmüş ise, tüm mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince miktar araştırmasının yapılması,

belgesizden edinilen taşınmazların olup olmadığının kadastro ve tapu müdürlüğü ile zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarının o yer hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro ve tapu kayıtlarının tapu müdürlüğünden, zilyetliğe dayalı tescil davalarına ait dosyaların ise ait oldukları mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlaması yönünden göz önünde bulundurulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır." denilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü 02/05/2016 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (C), (D), (E) harfleri ile gösterilen toplam 222773,54 m²'lik alanın davacılar ..., ..., Sabriye Tatar ve ... adına 30/05/2017 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen şekilde eşit hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (F) harfi ile gösterilen 38786,24 m² ve (G) harfi ile gösterilen 89519,92 m²'lik alanların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.05.2009 tarih 2017/10596 E. - 2019/3485 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "...mahkemece yapılan keşfe orman bilirkişisi katılmadığı halde kendisinden dosya üzerinden rapor alınmıştır. Bu husus usule uygun olmadığı gibi ayrıca çekişmeli yere ilişkin hava fotoğrafları ve memleket haritaları yeterince araştırılmadan tarafların iddiaları aydınlatılmadan hüküm kurulmuştur.

Bu sebeple mahkemece dava konusu taşınmazın bulunuğu yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden 20 yıl önceki memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde bir orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi ile mahalli bilirkişilerin katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte davaya konu taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E. -K.. 14.03.1989 gün ve 35/13 E.-K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25

E.-K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3.3.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;

fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ve hava fotoğrafları ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan,

duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ile hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak çekişmeli yer üzerinde herhangi bir tasarruf olup olmadığı sınırlarının belirgin olup olmadığı ve üzerlerindeki bitki örtüsünün yaşı cinsi ile bu yer üzerinde kullanım var ise ne zamandan beridir olduğu ve çekişmeli yerin özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığı konularında ayrıntılı rapor alınmalı ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 112 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki yargılama devam ederken ilgili taşınmaz hakkında 27/05/2017 tarihinde kadastro tutanağının düzenlendiği ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesine göre dava konusu taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte mahkememizin görevi sona ereceği gerekçesiyle;

mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Cizre Kadastro Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesine müteakip 2 haftalık süre içerisinde taleple bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla yetkili ve görevli Cizre Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nın 331/2. maddesi gereği harç yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde görevli mahkemeye başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına ve yargılama giderleri ve harçlar hakkında hüküm tesisine karar verilmiş, hüküm davalı ...

Yönetimi vekilince vekalet ücreti istemine münhasıran temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.

Mahkemece verilen karar, her ne kadar hüküm davalılardan Orman Yönetimi vekilince temyiz edilmiş ise de; temyiz incelemesi aşamasında davalı ... Yönetimi vekilinin, yerel mahkeme aracılığıyla gönderdiği 20.07.2020 tarihli dilekçesiyle "mahkeme vekalet ücreti olarak 3.400,00 TL'nin 20.07.2020 tarihinde Orman Yönetiminin hesabına yatırılmış olduğunu, temyiz yasa yoluna başvuru konulu dilekçe hakkında herhangi bir işlem yapılmamasını talep ederek temyiz talabinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla; vaki vazgeçme nedeniyle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE 09/09/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/2834, K. 2020/2796, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2834
Karar No
2020/2796
Tarih
9 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/2835 K.2020/12877
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/2835 K.2020/7611
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/2835 K.2020/5019
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/2835 K.2020/4095
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/2835 K.2020/4389
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/2835 K.2020/3913

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.