KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2020/361 E., 2020/1075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Kayyım tayini istemine ilişkin olarak açılan davada, Kayseri 3. Sulh Hukuk ile Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kayyım tayini istemine ilişkindir.
Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, yaşı küçüğe kayyım adayı araştırması için yapılan araştırma sonucu gelen yazı cevabında yaşı küçüğün annesi ile birlikte Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise "Somut olayda, küçük ...'in annesi ile Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmasından bahisle Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiştir. Yukarıda adı geçen TMK'nın 22. maddesine göre; "Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucu doğurmaz." hükmü açıktır, dolayısıyla dosyanın küçüğün annesi ile birlikte Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda olması vesayet makamı olarak mahkememiz olduğundan bahisle yetkisizlik verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Türk Medenî Kanununun 426. maddesinde "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa..." hükmü; 431. maddesinde ise "Vasinin atanması usûlüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır." hükmü getirilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 411. maddesine göre de, "Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir."
TMK'nın 22. maddesine göre; "Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucu doğurmaz." hükmü uyarınca küçügün MERNİS'e kayıtlı bir adresinin de bulunmadığı annesinin kayıtlı MERNİS adresinin "Mersin" olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/361, K. 2020/1075, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama