KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2020/694 E., 2020/1581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Kısıtlı adayı hakkında vesayet hukukuna ilişkin olarak açılan davada .......Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verildiğinden ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARA
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 407. maddesi uyarınca hükümlüye vasi atanmasına ilişkindir.
...Mahkemesince halen .....hükümlü bulunan kısıtlı adayının ....’da sakin olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
....Mahkemesince hükümlünün cezaevine girmeden önce ....’da yaşadığı, mahkumiyetine esas suçu ..... ilinde işlediği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 411. maddesine göre, "Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir." Aynı Kanunun 19/1. maddesi uyarınca “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 42. maddesine göre de “..... yerleşim yeri bulunmayan yabancı hakkında vesayet, kayyımlık, kısıtlılık, gaiplik ve ölmüş sayılma kararları ilgilinin ..... sakin olduğu yer, sakin değilse mallarının bulunduğu yer mahkemesince verilir.”
Türk vatandaşı olmayan hükümlünün mahkumiyetine esas suçun ... işlendiği, hükümlünün tutuklu yargılanıp hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına da karar verildiği dikkate alındığında hükümlünün Türkiye'de sakin olduğu yerin "...... olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın ..... çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/694, K. 2020/1581, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama