KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/10168 E., 2017/991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle;
sanığın, İ........ .....Ticaret Limited Şirketi'ne ait suça konu çeki yetkisi olmadığı halde düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda, sanığın, keşideci şirketin ortağı olduğunu, şirketi tek başına temsili konusunda resmiyette yetkisi olmadığını, ancak sözlü olarak kendisine talimat verildiğini, çekleri kendisinin keşide ettiğini, bu şekilde pek çok çek verdiğini, katılana da daha önce çekler verdiğini ve ödendiğini, işlerinin bozulması nedeniyle suça konu çeki ödeyemediğini savunması, katılanın, sanığın yaklaşık 3 yıl .......ve ....
Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi olarak iş yerinden alışveriş yaptığını, kendi imzası ile düzenlediği birçok çek verdiğini, daha önce verdiği çeklerin hepsinin ödendiğini, keşideci şirket müdürü H.........’in ise.......Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/2666 Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan yargılamada suça konu çekin şirkete ait olduğunu, borcun şirketin olduğunu, şirketi sanığın yönettiğini beyan etmeleri karşısında;
suça konu çekin düzenlenmesi konusunda önceden verilmiş rızanın bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu ve sanığın zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket etmediğinden suç kastının bulunmadığı anlaşılmakla; yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/10168, K. 2017/991, 28 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama